(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 96)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2003 tarih ve 2002/472 - 2003/180 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk (trafik) poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeli 1.025.000.000.-TL. sının sigortalıya ödendiğini, bu bedelin rucüen tahsili için yapılan icra takibine davalı şirketin itirazda bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibinin 2 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra yapıldığını, çoklu kaza olması nedeniyle kaza tarihinden itibaren 2 sene beklendiğini ve süre bitince diğer hasarlanan aracın sigortacısı olan A Sigorta A.Ş.ne poliçe limitinin tamamının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kazaya birden çok araç karışmış olması nedeni ile davalı şirketin poliçe limiti dahilinde garameten ödeme yapması gerekirken, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan önce mahkeme kararı ile poliçe limitinin tamamı üzerinden ödeme yapmasının davalı şirketi sorumluluktan kurtarmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının asıl alacak ile ilgili 127.329.193.-TL. lık kısmının iptaline, bu miktara icra takip tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanmasına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rucüen tahsili amacıyla yürütülen icra takibine karşı davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu trafik kazasının çoklu kaza olup, davalı G Sigorta A.ş.ne trafik poliçesi ile sigortalı aracın kazanın oluşumunda 8/8 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Aynı olayda zarar gören birden fazla kişi olması durumunda sigortacının sorumluluğunu düzenleyen Karayolları Trafik Yasası'nın 96 ncı maddesi, zarar gören üçüncü kişilerin anılan maddede belirtilen esaslara göre, oranlama yolu (garameten-eşit paylaştırma esasına göre) tazminat isteyebileceklerini hükme bağlamıştır. Ne var ki, aynı maddenin 2 nci fıkrasında, sigortacının başkaca tazminat istemlerinin olabileceğini bilmeksizin, zarar görenlerden birine veya birkaçına kendilerine düşecek orandan fazla ödemede bulunmasının iyi niyete dayanması halinde sigortacının yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan G. Sigorta A.Ş., davacı sigorta şirketinin icra takibinde bulunduğu 11.06.2001 tarihinden önce, poliçe limitinin tamamını mahkeme kararına dayalı olarak, kazada zarar gören diğer aracın kasko sigortacısı olan A. Sigorta A.Ş.ne verilmek üzere icra dosyasına ödemiş bulunduğundan yaptığı ödemenin iyiniyetle olduğunun kabulü gerekmektedir. Buna göre davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Yasası'nın 96/2 nci maddesi uyarınca diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılacağının gözönünde tutulması gerekirken, yazılı şekilde sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davalı sigorta şirketi yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy