(1163 S. K. m. 98) (6762 s. TTK m. 442)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.04.2003 tarih ve 2002/243 - 2003/209 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin üyesi olduğu kooperatifin 25.08.1996 tarihli genel kurulunda davalıların tasfiye memuru olarak atandıklarını ancak davalıların bu görevi kabul etmediklerini, kooperatifin 5 yıldır genel kurul yapamadığını, müvekkillerinin ilama dayalı alacaklarının ödenmesi ve tasfiye işlemlerinin tamamlanması için mevcut tasfiye memurlarının görevinin sona erdirilerek yeni tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin tasfiye memurları olmadığı gibi, kooperatif adına tebligat almaya da yetkili olmadıklarını, husumetleri bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kooperatifin terkin kaydının mahkeme kararı ile kaldırılarak yeniden tüzel kişilik kazandırıldığı, 25.08.1996 tarihli genel kurulda tasfiye memurları atandığını, yenilerinin atanmasının genel kurulca yapılması gerektiği sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif tasfiye memurlarının görevlerinin sona erdirilerek yeni tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
Davacılar davalı kooperatif ortağı olup, kooperatifin tasfiye memuru olarak görevlendirilen kişilerin bu görevlerini kabul etmediklerini, bu nedenle kooperatifin hiçbir faaliyette bulunmadığını ileri sürmüşlerdir. Davacıların anılan iddiası i 163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98'inci maddesi yollaması ile T.T.K.nun 442'nci maddesine dayalı tasfiye memurlarının azli istemine ilişkindir. Anılan madde uyarınca kooperatif genel kurulunca atanmış tasfiye memurlarının yine genel kurulca her zaman azledilmeleri mümkün olduğu gibi, ortaklarında haklı sebeplere istinaden tasfiye memurlarının azlini istemeleri mümkündür.
O halde kooperatif ortağı olduklarını iddia eden kişilerce açılmış olan bu davada mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy