(6762 S. K. m. 1279)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2002 tarih ve 2000/704-2002/1461 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Commercial Union Hayat Sigorta A.Ş.ne sigortalı iken bu şirketin davalı şirkete devredilmesi üzerine, davalı şirket sigortalısı olduğunu, poliçe dönemi içerisinde yapılan tedavi giderlerinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 2.447.180.339.TL.nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu poliçenin önceki poliçenin devamı olmayıp yeni bir poliçe olduğunu, davacının kalp hastalığı ve hipertansiyon sorularına hayır cevabı vererek beyan yükümlülüğüne aykırılıkta bulunduğunu, ayrıca zeyilname ile hipertansiyonun teminat dışı bırakıldığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davalı ile aktedilen poliçenin yeni bir poliçe olduğu, kalp rahatsızlığının bilinmesine rağmen kasıtlı olarak beyan edilmediği, davalının ödememe hakkı bulunduğu gerekçesiyle oy çokluğu ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sağlık sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde daha önceden sigortalı bulundukları sigorta şirketin davalı şirkete devrolunduğunu, bunun üzerine yapılan poliçenin eski poliçenin devamı niteliğinde olduğunu dolayısıyla eski poliçe teminatı içinde geçirilen rahatsızlıkların davalı şirket tarafından bilindiğini ileri sürmüş, davalı vekili ise düzenledikleri poliçenin yeni bir poliçe olduğunu savunmuştur. Dosyadaki başvuru formları ve poliçeler incelendiğinde, eski poliçenin düzenlendiği şirket ile davalı şirket arasındaki ilişkinin niteliği anlaşılamadığı gibi, poliçelerde yer alan yenileme kaydının ne anlam ifade ettiği de belirlenememiştir.
Bunun yanında davacının davalı şirkete sigortalı olduğu sırada geçirdiği rahatsızlığın ve uygulanan tedavinin niteliği de net olarak ortaya konmamış olup, önceki rahatsızlığı ile illiyet bağının bulunup bulunmadığı tartışılmamıştır.
O halde, mahkemece yukarıda açıklanan hususlarda içlerinde uzman tıp doktoru bilirkişinin de yer aldığı kurul vasıtasıyla sigorta kayıtları da incelenmek suretiyle araştırma yaptırılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy