(2004 S. K. m. 67, 169/A) (1163 S. K. m. 83) (1086 S. K. m. 45, 186)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.04.2003 tarih ve 2001/898 - 2003/357 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı S.S. A. Y. Yapı Kooperatifi'ne (2.000.000.000) TL ödeme yaparak ortak olduğunu, kooperatifin içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle inşaatları davalı şirkete devrettiğini, kooperatif ile davalı arasındaki anlaşmaya göre müvekkilinin dilerse ödemelerine devam ederek konut sahibi olabileceğini, dilerse ödediklerini geri isteyebileceğini, ikinci yolu tercih eden müvekkilinin giriştiği icra takibinin, davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin haksız olduğunu, aksi kabul edilse bile tasfiye işlemi yapılmadığından davacının talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini istemiş, % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, 27.06.2000 tarihli sözleşme ile davalı şirketin, dava dışı A. Y. Yapı Kooperatifinin tasfiye işlemlerini yapmayı ve bu nedenle doğacak ortak tasfiye paylarını ödemeyi üstlendiği, davacının kooperatif ortağı olması sebebiyle ortaklar tasfiye payının kendisine ödenmesini isteme hakkı bulunduğu, tasfiye kararının 12.08.2000 tarihli genel kurulda alınması sebebiyle davalı şirket taahhüdünün bu tarihten itibaren geçerlilik kazandığı, ödemenin tasfiye işlemi sonuna kadar yapılabileceği, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği anlaşıldığından faiz isteminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, icra takibinin (2.000.000.000) TL asıl alacağa yönelik davalı itirazının iptaline, yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, dava dışı kooperatifin tasfiye işlemlerini üstlendiği ileri sürülen davalı şirkete karşı, ortaklık tasfiye payının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının dava dışı S.S. A. Y. Yapı Kooperatifi'nin ortağı olduğu, kooperatif ana sözleşmesi ve 3.7.1999/23 Sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca kooperatifin A. İ. Z. ve C. G.'in müşterek imzaları ile temsil edileceği, 12.08.2000 tarihli Genel Kurul Kararı ile kooperatifin tasfiyesine ve tasfiye işlemlerinin yönetim kurulu tarafından yürütülmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından, davalı şirketin 27.06.2000 tarihli sözleşme uyarınca dava dışı kooperatif inşaatlarını fiilen teslim alıp tamamladığı ve bu şekilde parasal yükümlülükleri üstlendiği, müvekkilinin de aidat yatırmakla kooperatife halef olduğu ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca ödediklerini iadesini istediği bildirilmiştir. İddiaya göre davacı gerçekte, ödediklerinin istirdadı suretiyle dava dışı kooperatif ortaklığından çıkmak istemektedir. Çıkma hakkının asıl muhatabı kooperatiftir ve bu şekilde açılan bir davanın, kooperatif hasım gösterilmeden görülüp sonuçlandırılması mümkün değildir. Bu durum karşısında mahkemece, davacıya, dava dışı S.S. A. Y. Yapı Kooperatif'ince karşı dava açması için uygun bir süre verilmesi, açılacak dava ile bu davanın birleştirilmesi, davalı kooperatifin yukarıdan beri açıklanan tüm hususlarda savunmalarının tespit edilmesi, tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mümeyyiz taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın taraflar yararına bozulmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy