(1086 S. K. m. 83)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Amasya Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.04.2003 tarih ve 2001/12 -2003/145 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı Ş. Petrol Turizm Tic. ve Ltd.Şti.'nin ortağı olup, % 15 paya sahip bulunduğunu, 1999 yılından beri yapılan genel kurul toplantılarına çağrılmadığını, şirketin muhasebe kayıtlarında borç olmamasına rağmen, ortaklar kurulu toplantılarında borç çıkartılıp, şirketin gayrimenkulün satışı yoluna giderek, fiilen şirketi sonlandırarak müvekkilinin hisse alacağını ve çekten kaynaklanan alacaklarını bertaraf etme çabası içerisinde bulunduklarını ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiş, yargılama esnasında 08.04.2003 tarihli dilekçesi ile şirketin içinin boşaltılmış olması nedeniyle müvekkilinin ortaklıktan ayrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının iddiasının aksine şirketin borç içinde olduğunu, her ortağın şirketi bu durumdan kurtarmak üzere taahhütlerde bulunmalarına rağmen davacının taahhüdüne uymadığı gibi, boş çeki doldurarak şirketi icraya verdiğini, davacının şirket aleyhine faaliyetlerde bulunduğunu, tesisin satışından alıcının bilahare vazgeçtiğini, bu şahsın şirkete zararda verdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporlarına nazaran, davacının şirket ortaklığından çıkması için gerekli olan haklı sebeplerin mevcut olduğu gerekçesiyle, davacının şirket ortaklığından ayrılma isteğine ilişkin 08.04.2003 tarihli dilekçesi tarihi itibarıyla, şirket ortaklığından çıkmasına müsaade edilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı şirket vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Yargılama esnasında, davacı vekilince talep sonucu tamamen değiştirilerek, davacının şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının bu talebi kabul görmüş ise de, davacı tarafından sonuçları birbirinden tamamen farklı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi istemine ilişkin olarak HUMK. nun 83 vd. maddelerine uygun yapılmış bir ıslah işlemi bulunmamaktadır. Davacı vekilinin 08.04.2003 tarihli dilekçesi bu nitelikte olmadığı gibi, davacının ikinci talebinin ilk talepten farklı sonuçlara yol açması nedeniyle, istemin daraltılması niteliğinde de değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı şirket yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy