(1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.09.2002 tarih ve 2002/241-319 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi iken, ortaklıktan ayrıldığını, kooperatife yaptığı ödemeleri için açtığı davada toplam alacağı olan 1.790.400.000 TL.den 518.000.000 TL.ye hükmedilmediğini ileri sürerek, bakiye 1.272.400.000 TL.nin yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatifin sorumlu müdürü iken ortaklıktan ayrıldığını, ilk davada alınan raporun hatalı olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, davacının tüm ödeme miktarına ilk davada karar verildiğini, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, bu davanın ilk davada saklı tutulan fazlaya ait hakların talep edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortaklığından çıkma nedeniyle yatırılan paranın 1163 Sayılı Kanun'un 17. madde hükmüne göre iadesi istemine ilişkin olarak açılmış ek davadır. Mahkemece, kısmi davada alınan bilirkişi raporu esas alınarak, bakiye alacağa karar verilmiştir. Oysa, kısmi davada yaptırılmış olan bilirkişi incelemesi ek davada mahkemeyi bağlamaz. Çünkü, kısmi davada alacağın bir kesimi dava konusu yapıldığı için, mahkeme bilirkişi raporu bu miktar alacağı haklı gösteriyorsa, alacağın daha fazla olup olmadığını incelemeden ve tarafların bu konuda bilirkişi raporuna itirazları üzerinde durmadan, kısmi davayı karara bağlamış olabilir.Yine, kısmi davada davanın kabul edilmesi halinde, bu karar saklı tutulan alacak kısmı hakkında kesin hüküm oluşturmaz. Bu nedenle ve bilirkişi raporu, takdiri delil olduğundan kısmi davadaki bilirkişi raporu ek davada mahkemeyi bağlamaz. Bu itibarla, ek davaya bakan mahkeme, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırmalıdır. Somut olayda, kısmi davada alınan bilirkişi raporuna esasen davalı itiraz da etmiştir. O halde mahkemece, tarafların varsa yeni delilileri toplamak ve kısmi davadaki bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmak suretiyle yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy