( 6762 S. K. m. 336, 339)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 9.Ticaret Mahkemesince verilen 27.02.2003 tarih ve 200114 - 2003/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muldedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı Y. Bank A.Ş.nin Ankara Şubesi'nin müşterisi olduğunu, anılan bankanın yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredildiğini, hesaplarının off-shore olduğundan ödenmeyeceğinin bildirildiğini, halbuki hesapların off-shore hesap olmadığını, dava dışı Y. Security Off-Shore Bank Ltd. Şti. nin davalılardan, A.B.ye ait olduğunu, diğer davalı Holding'in de organik bağı olduğunu ileri sürerek, şimdilik 501.000.000.-TL.nın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri (ayrı ayrı), davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, yapılan işlemin off-shore bankasına havale işlemi olduğu, davacının kendi özgür iradesi ile parasını Y. Security Off-Shore Ltd.te değerlendirdiği, davalı Y. Bank (devralan-birleşen O. Bank) vasıtasıyla havale yaptırdığı, diğer davalılar A.B. ve B. Holding'in davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçeleriyle, davalılardan Y. Bank A.Ş. (O. Bank A.Ş.) hakkında açılan davanın esastan diğer davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, off-shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Y. Bank A.Ş.nin Ankara Şubesi'nde hesap açtırmış ve anılan hesaptaki paraları Y. Bank A.Ş.de off-shore hesabı açılmak üzere talimat vermiş, vade dolumundan önce 22.12.1999 tarihinde davalı banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiştir. Davacı yan, off-shore hesap açılması talimatı verdiğini kabul etmektedir. Ancak, anılan hesabın devlet güvencesi altında olduğu konusunda banka görevlilerince yanıltıldığını, gerçekte Y. Security Off-Shore Bank Ltd.Şti. adında bir şirketin olmadığını, paravan olarak bu şirketin kurulduğunu ve hesaptaki paranın hiçbir zaman davalı Y. Bank'tan çıkmadığını iddia etmektedir. Bu nedenle davalı A.B. ile B. Holding A.Ş.nin müşteriyi zararlandırıcı eylemleri nedeniyle, TTK.nun 336 ve 339'ncu maddeleri gereğince sorumlu bulundukları ileri sürülmüştür.
Davacının açıkça kabul ettiği ve dosyaya ibraz edilen delillerle de anlaşıldığı gibi paranın off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı bankada ise, dava dışı ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Y. Security off-shore Ltd.Şti.nin temerküz hesabının bulunduğu, anılan hesapta mevduat hesaplarının üzerinde bir faiz oranı verildiği, zaten davacının da bu yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabı tercih ettiği bir gerçektir. Davalı Y. Bank A.Ş.deki hesap sahibinin bu bankanın ayrı bir tüzel kişiliği olan Y. Security Off-Shore Ltd.Şti. olduğuna göre öncelikle davacının bu şirketten talepte bulunması gerekmektedir. Bu durumda dava henüz erken açılmış bir davadır.
Öte yandan davalılar A.B. ve B. Holding A.ş. hakkındaki açılan davanın hukuki dayanağı olarak TTK.nun 336 ve 339'uncu maddeleri gösterilmiştir. Yasa'nın anılan maddeleri gereğince anonim şirket yöneticilerinin şirket ortaklarını veya şirket alacaklarını zararlandırmaları durumunda şirketin bu yüzden uğradığı zararları yöneticilere karşı rücu hakkı da vardır.
Bu durumda mahkemenin davalılar hakkında husumetten red kararı vermesi, davacının gerek Y. Security Off-Shore Ltd.den alacaklarını tahsil edememesi durumunda davalı bankanın sorumluluğuna gitmelerini, gerekse bankanın, kendi yöneticilerine rücu olanağını ortadan kaldırıcı nitelikte olması nedeniyle doğru görülmemiştir.
Ancak her halükarda davacı, ayrı tüzel kişiliği bulunan Y. Security OffShore Ltd. Şti.ne başvurmadan doğrudan davalılar aleyhine açtığı dava bu aşamada erken açılmış bir dava olduğundan sonucu itibariyle doğru olan bu kararın HUMK.nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddi ile kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy