(4077 S. K. m. 3, 23) (4822 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.11.2002 tarih ve 2001/1086-2002/1059 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı davalı bankadan 20.01.2000 tarihli sözleşme uyaranca konut kredisi kullandığını, ödemelerini aksatmadan zamanında yaptığını ve halen taksitlerin bulunduğunu, haksız yere ipotekli taşınmazda ekspertiz incelemesi yapıldığından bahisle 50 milyon TL. ödenmesinin istendiğini, sözleşmesinin feshine sebebiyet vermemek için ödemek zorunda kaldığını iddia ederek, tahsil edilen paranın istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme gereği davacıdan ekspertiz giderinin tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, ekspertiz incelemesinin usulüne uygun yapılmadığı, davalının sözleşmenin gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, 50 milyon TL. nin ödeme tarihinde itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, konut kredisi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
06.03.2003 tarihinde kabul edilen,14.03.2003 tarih 25048 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4822 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun 38 nci maddesi hükmü uyarınca dava konusu olaya uygulanacak hükümlerin yayınlanmasından 3 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmekle,4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3/c,10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, bu davaya bakmak Tüketici Mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemece, dosyanın Bandırma'da Tüketici Mahkemesi olarak hangi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirlenerek, buna göre görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy