(552 S. KHK m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.11.2002 tarih ve 2000/827-2002/932 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin 552 sayılı KHK gereğince Eskişehir Ziraat Odası Bünyesinde kurulan davalı Birliğe, Bakanlıktan üretici birliği belgesi alarak üye olduklarını, ancak davalının bakliyat ticareti ile de uğraşmasından ötürü bu KHK kapsamına girmediğinin Bakanlıkça tespiti üzerine, müvekkilinin bu birlikten istifa ettiklerini, davalının ana sözleşmenin 20 nci madde hükmünü gerekçe yaparak istifayı kabul etmediğini, oysa çıkma iradesinin bildirilmesi ile üyeliğinin sona ermesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 552 sayılı KHK kapsamına girmediğinin tespitini, müvekkillerinin ortaklıktan çıkmış olduklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, istifanın kabulü için yaş, meyve ve sebze yetiştiriciliğinden vazgeçmenin belgelemesi koşulunun ana sözleşme ile getirildiğini, müvekkilinin KHK kapsamında olmadığının tespitini davacıların istemeye hak ve yetkilerinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, istifanın tek taraflı bir irade açıklaması ile sonuç doğuracağı, yaş sebze işi ile uğraşmamak hususunun ispatı yükünün davacılara verilmesinin doğru olmayacağı, dava tarihi itibariyle davalının 552 sayılı KHK kapsamında olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacıların istifalarının, ana sözleşmenin 20 nci maddesi gerekçe yapılarak, davalı tarafından kabul edilmemesi doğru olup, ana sözleşmenin bağlayıcılığını göz ardı eden yazılı gerekçeler ile aksi sonuca varan mahkemenin, davacıların istifa ettiklerinin tespitine ilişkin ilk istemin kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Öte yandan, davalı Birlik'in 552 sayılı KHK kapsamına girmediğinin tespitine ilişkin olarak davacı üyelerin, davalının statüsünü etkileyecek böyle bir davayı açma haklarının bulunmadığını gözetilerek, ikinci istemin bu gerekçe ile reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile bu istemin de kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy