(818 S. K. m. 487)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.11.2002 tarih ve 2002/412 - 2002/973 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kefili bulunduğu kredi sözleşmesinden doğan borcun 15.03.2002 tarihli taksitinin asıl borçlu tarafından ödenmemesi üzerine bakiyesinin muaccel hale geldiğinden bahisle 5.084.269.615.- TL. nın herhangi bir bildirim yapılmadan müvekkilinin banka hesabından mahsup edildiğini, işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taksitin ödenmemesi üzerine borçlu ve davacı kefile 09.04.2002 tarihli kat ihtarı gönderildiğini, sözleşmenin 13, 15 ve 18 nci maddelerine göre virman, takas, mahsup ve hapis hakkının kullanılmasının ihbarı gerektirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sunulan ve toplanan kanıtlara göre, borçlunun borcundan dolayı ihtara gerek kalmadan bakiye 4.575.277.169.- TL anaparanın davacı kefilin hesabından mahsubunun sözleşmeye uygun olduğu, ancak, müteselsil kefil olan davacının temerrüde düştükten sonra kendi temerrüdünden doğan faizden sorumlu olacağı, asıl borç taksitinin ödenmediği tebliğ olunmadan 508.892.446.- TL faiz ve ferilerinin davacı hesabından mahsubunun yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın 508.992.446.- TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; davacının müteselsil kefili bulunduğu, 15.09.2000 tarihli 7.000.000.000.- TL. lık ve 36 ay geri ödemeli kredi sözleşmesinin 15 nci maddesi hükmüne göre, kredi taksitlerinden herhangi birinin vadesinde ödenmemesi halinde bakiye borcun tamamı borçlu ve kefillere ihbarı gerekmeksizin muaccel olur ve kredi anapara borcunun kalanı ile o ana kadar işlemiş akdi faizleri, fon ve diğer vergileriyle birlikte borçlu ve kefillerce derhal, nakden ve tamamen ödenir.
Sözleşme uyarınca dava dışı borçluya kullandırılan kredinin 15.03.2002 vadeli 18 nci taksitinin ödenmemesi üzerine muaccel hale gelen bakiye anapara borcu 4.575.277.169.- TL ile ferileri toplamı 5.084.269.615.- TL sözleşmenin 11, 15 ve 18 nci maddelerince öngörülen yetkiye dayanılarak davalı bankaca davacının mevcut hesabından mahsup edilerek borç kapatılmıştır.
Davacı, müteselsil kefil sıfatı ile borçlunun temerrüdünden de sorumludur. Ancak, bunun üst sınırı sözleşme limitidir. Limiti aşan miktar yönünden de sadece kendi temerrüdünden dolayı sorumlu tutulabilir. Oysa somut uyuşmazlığı doğuran işlem sonucunda davacının banka hesabından mahsup edilen miktar 15.03.2002 tarihinde muaccel hale gelen bakiye anaparaya hesabın kat edildiği 09.04.2002 tarihine kadar hesaplanan akdi faiz ve diğer eklentiler toplamından ibaret olup, ayrı bir temerrüde düşürücü bildirim gerekmeksizin sözleşme limiti aşılmamak kaydı ile davacı kefilin sorumluluk kapsamında kalmaktadır. Davacının kendi temerrüdünün sonuçları ile sınırlı olarak sorumlu tutulması kuralı, sadece anapara ve faiz borcunun sözleşme limiti ile olan 7.000.000.000.-TL. yı aşan bölümü içindir. Davalı bankaca yapılan mahsup işlemi limiti aşmadığından davanın tümüyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 26.02.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy