(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 23.03.2001 tarih ve 2001/60 - 2001/284 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, kesinleşen mahkeme kararının infazı için ilam alacaklısı tarafından müvekkili banka ile davalı A.Ş aleyhine başlatılan takip sırasında müvekkilinin müteselsil sorumluluk gereği (1.839.585.837) TL ödemek zorunda kaldığını, bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine başlatılan takipte, 1.839.585.437 TL'nin takip tarihinden tahsile kadar değişen oranlarda faiz ve banka muamele vergisi talep hakkının saklı tutularak % 45 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında banka muamele vergisinin tahsilinin talep edildiğini, icra müdürlüğünce reeskont faizinin değişen oranları dikkate alınıp, hesap yapılarak dosyanın infazen işlemden kaldırıldığını, oysa müvekkilince OYAK'a ilam borcu olarak ödenen ve davalı firmanın müvekkili bankadaki kredi hesabına borç kaydedilen (1.839.585.837) TL'sına değişen oranlarda cari ticari temerrüt faiz oranlarının uygulanmasının gerektiğini, bu itibarla tahsil edilen miktar ile tahsili gereken miktar arasında (3.667.845.419) TL fark bulunduğunu ileri sürerek, bu miktar alacağa 10.3.1998 tarihinden itibaren % 105 cari ticari temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile (2.135.653.849) TL'nin davalıdan tahsiline dair verile kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar, dairemizin 25.05.2000 gün ve 2000/3986 E.-4668 K. sayılı ilamıyla özetle, takip talebinde istenilen faizin bir kısmının saklı tutularak, bu miktarın ayrı bir takip veya davada talep edilmesinin mümkün bulunmadığı, davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle davalı yararına bozulması üzerine, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy