(818 S. K. m. 41) ( Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yön. m.46)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.04.2003 tarih ve 2001/1498 - 2003/559 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya ait yüksek gerilim telinin müvekkiline ait havai kablo üzerine düşerek hasar verdiğini ileri sürerek, 152.791.451.-TL. nın olay tarihinden itibaren reeskont oranında faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, 93.375.000.-TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı şirketin kablolarına davalı şirkete ait yüksek gerilim hattının verdiği zararın tahsili istemine ilişkindir. Ek bilirkişi raporunda, 30.11.2000 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin 46/3 ncü maddesi gereği elektrik enerjisi nakil hatları ile iletişim hatları arasındaki en küçük düşey mesafenin 2,5 metre olması gerektiği, davacıya ait iletişim hattının davalıya ait enerji nakil hattından sonra döşendiği ve bu nedenle davacının kablolarının 2,5 m. emniyet mesafesinden geçtiğini belgelemesi durumunda kusurun tamamının davalıya ait olduğu, aksi takdirde davalının gerekli tedbirleri almaması nedeniyle olayda 5/8, davacının da emniyet mesafesine riayet etmediği için 3/5 kusurlu olduğu belirtilmiştir. Dosyada bulunan Türk Telekom Adana Başmüdürlüğü'nün 14.08.1997 tarihinde Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı yazıda, arızanın meydana geldiği güzergahın krokisinde telefon kablolarının TEDAŞ'a ati şebekenin düşeyde 3 metre, yatayda 1,5 metre mesafeden geçtiği belirtilmiştir. Mahkemece davacı vekilinin bu konudaki beyanları üzerinde durulup, anılan kroki getirtilip gerektiğinde mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide eksik incelemeyle davacının müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde 152.791.451.-TL tazminata olay tarihinden itibaren reeskont oranında faiz yürütülmesini de talep ettiği halde faize ilişkin talep konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy