(1163 S. K. m. 56) (6762 S. K. m. 333)
Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2003 tarih ve 2002/72 - 2003/158 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin 28.06.1997 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında müvekkillerinin İnşaat Emanet Komisyonu üyesi olarak seçildiklerini, toplanacak aidat ve ara ödemelerinin %15'inin emanet komisyonu üyeleri arasında eşit olarak paylaştırılmasının kararlaştırıldığını, müvekkillerinin 13.05.2001 tarihine kadar huzur hakkı alacaklarının mevcut olduğunu,bu tarihten sonra da Emanet Komisyonu üyeliği devam ettiğinden huzur hakkı alacaklarının devam ettiğini, ancak davalının yapılan ihtara rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek şimdilik 3.500.000.000 TL.sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların dava tarihi itibariyle kooperatiften alacakları kalmadığının bilirkişi raporu ile de saptandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, huzur hakkı alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacılar 28.06.1997 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında yönetim kurulu üyeliğine seçilmiş olup, aynı genel kurulda alınan karar uyarınca emanet komisyonuna da seçildikleri ve bu görevleri karşılığında huzur hakkı almalarına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca genel kurulda, inşaat emanet komisyonunun inşaat bitimine kadar göre yapması da kabul edilmiştir.Davalı kooperatif, yönetim kurulu üyeliği ile emanet komisyonu üyeliğinin tek bir görev olup, huzur hakkının bu görevin tamamı için ve görev süresince geçerli olmak üzere karar altına alındığını, bu nedenle davacıların yönetim kurulu ve emanet komisyonu üyeliklerinin görevden alındıkları 13.05.2001 tarihli genel kurulda sona erdirildiğini savunmuş olmasına karşın, davacılar 13.05.2001 tarihli genel kurulda Yönetim Kurulu üyeliklerinin sona ermesinin aynı zamanda emanet komisyonundaki görevlerinin de sona ermesi anlamına gelmeyeceğini, emanet komisyonu üyeliklerinin devam ettiğini ileri sürmüşlerdir.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 16.09.2002 tarihli raporda, davacıların 13.05.2001 tarihi itibariyle yani yönetim kurulu üyeliklerinin sona erdiği tarihte hakkı huzur ücreti olarak davalı kooperatiften ayrı ayrı 1.131.328.500 TL alacaklı oldukları bildirilmiş, tarafların itirazı üzerine alınan 03.02.2003 tarihli ek raporda da 13.05.2001 tarihinden sonra da davalı kooperatifin, davacıların alacaklarını aidat borçlarından mahsubuna devam ettiği, bu şekilde dava tarihi olan 24.01.2002 tarihi itibariyle davacıların davalıdan huzur hakkı nedeniyle alacaklarının kalmadığı bildirilmiştir. Buna göre, davacıların 13.05.2001 tarihinden sonra da emanet komisyonu üyeliği görevini ifa edip etmedikleri araştırılmalıdır. Eğer 13.05.2001 tarihinden sonra da emanet komisyonu üyeliği görevlerini sürdürmüşlerse, 13.05.2001 - 24.01.2002 tarihleri arasında da huzur hakkından doğan alacaklarının olup olmadığı varsa aidat borçlarına ne miktarının mahsup edilip bakiye bir alacaktan kalıp kalmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerekir. Mahkemece bu yönde bir inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazının kabul ile, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy