(6762 S. K. m. 1288) (818 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.05.2003 tarih ve 2002/298 - 2003/226 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait taşınmazın davalı tarafından işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanmasına rağmen, yağmur ve kar sularının binaya girerek binada dış cephe, çatı ve bina alçıpen duvarlarında oluşan 16.482.500.000.-TL hasar bedelinin davalı yanca ödenmediğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalı taşınmazın eksik sigorta ettirildiğini, çatı tamiratlarının sigorta kapsamında olmadığını, müvekkilince 3.700.000.000.-TL ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplana kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça gönderilen 3.700.000.000.-TL. ın davacı şirket tarafından kabul edilmeyerek, bekletildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.480.000.000.-TL. nın davalıdan temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Menfaat değerinin altında sigorta adı da verilen eksik sigorta TTK. nun 1288 nci maddesinde düzenlenmiş olup, aşkın sigortanın tam tersi bir sigorta şekli olmaktadır. Diğer bir deyişle, eksik sigortada, sigorta bedeli, sigorta menfaat değerinin altında kalmaktadır. Sigorta edilen menfaatin kısmen zayi olması halinde, sigortacı sigorta bedelinin sigorta ettirilen menfaat değerine olan oranı hesaplamak suretiyle bu oranda indirim yaparak ödemede bulunur.
Davalı yanca, eksik sigorta savunmasında bulunulduğuna göre, mahkemece savunma üzerinde durulmamış olup, olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetli görülmemiştir.
2- Davalı yanca, davacının işyerinde meydana gelen hasarla ilgili olarak, 10.05.2002 tarihinde 3.700.000.000.-TL hasar ödemesinin davacının banka hesabına gönderildiği, davacı tarafından kabul edilmediğinden gönderilen miktarın davacı hesabına geçmediği, muhasebe kayıtlarında bu miktarın bekletildiği uyuşmazlık konusu değildir.
Mahkemece, BK. nun 68 nci maddesi hükmü uyarınca borcun miktarı muayyen olmamasına göre, alacaklının kısmen vukubulan ödemeyi kabulden kaçınamayacağı, kaldı ki, kısmı ödemeyi ihtirazı kayıt ile dahi kabul edebileceği gözetilerek, kısmi ödemenin anılan yasanın 68 nci maddesi hükmü uyarınca dikkate alınmaması dahi doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy