(6762 S. K. m. 1301) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.12.2002 tarih ve 2001/551-2002/764 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı olarak davaılar aleyhine açtığı rücu davası sonucunda, mahkemece davanın reddine dair tesis edilen hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı, Hakkı Badem hakkında 34 RPJ plakalı aracın maliki sıfatıyla dava açılmıştır. Bu davalının adresine çıkarılan tebligat, bila tebliğ iade edilmesi üzerine mahkemece, aracın trafik kaydının celbi için ilçe Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmış, gelen 20.9.2002 tarihli yazıda kaza tarihi itibariyle araç maliki açıklanmadan müzekkere cevaplanmıştır. Bunun üzerine mahkemece, 17.10.2002 tarihli ara kararı ile aracın üçüncü kişi adına kayıtlı olması nedeniyle davacı vekilinin bu davalı hakkında beyanda bulunmasına, adres araştırması talebi varsa müzekkere gideri yatırması, böyle bir talebi yoksa bilirkişi ücreti yatırması konusunda kesin mehil verilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi ücretini yatırdığı, ancak müzekkere gideri yatırmadığı için, mahkemece davalı Hakkı Badem yönünden taraf teşkili yapılmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, mahkemece, davacı vekilinin mazereti nedeniyle yokluğunda verilen ara kararı davacı vekiline Tebligat Kanunu 21. madde hükmüne göre usulüne uygun tebliğ edilmediği gibi, taraf teşkili tamamlanmadan bilirkişi incelemesi içinde aynı ara kararı ile kesin mehil verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki, trafik kaydında kaza tarihi itibariyle araç malikinin kim olduğu açıklanmadığı halde, mahkeme tarafından gerekçede kaza tarihindeki malik olarak, üçüncü şahsın kabulü de doğru görülmemiştir. Bu itibarla, mahkemece, 34 RPJ 13 plakalı aracın kaza tarihi 25.5.2000 tarihinde malikinin kim olduğunun tespiti ile taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek, sonucuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy