(1086 S. K. m. 163, 230, 234)
Dava : Taraflar arasında görülen davada Nevşehir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.12.2001 tarih ve 2001/241-444 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.01.2003 günde davacı avukatı Fevziye Poyraz geldi davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıların dava dışı Ura Ltd. Şti.deki ve Kafkas Kum Ocağı Ltd. Şti.deki paylarını satın aldığını ve karşılığında ( 27.000.000.000 ) TL.'lik ve 30.05.2001 keşide tarihli çek verdiğini, pay bedellerini düzenli olarak ödediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, şirketteki devir öncesi borçlarından davalıların sorumlu olması gerekirken, eski borçların müvekkiline yöneltildiğini, bu durumda müvekkilinin davalılardan alacaklı duruma geldiğini ileri sürerek, yukarıda anılan çekten dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı İlhan Yamangil vekili, dava konusu çekin hamile yazılı olduğunu, söz konusu çek ile pay devrinin müvekkili ile ilgisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre davaya konu çekin hamile yazılı olduğu, davalı İlhan Yamangil'in Ura Ltd. Şti. ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, yapılan yargılama esnasında sunulan 9.10.2001 tarihli ibranamenin resmi şekilde düzenlenmemiş olduğu, davalı İbrahim Yamangil ile Abdullah Yamangil'in beyanlarının alınması için verilen ara kararının davacı vekilince yerine getirilmediği, bu hususun kanıtlanmadığı, davalı İlhan Yamangil'in 3. şahıs durumunda bulunduğu ve çekin ödeme aracı olduğu dikkate alındığında, davalı İlhan yönünden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden davanın husumet yönünden reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı İlhan Yamangil yönünden davanın reddi ile davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, diğer davalılar hakkındaki dava takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, icra takibine konulan çekten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 18.10.2001 tarihli oturumda tarafların anlaştığını ileri sürerek, davalı İlhan Yamangil'in imzasını taşıyan 05.10.2001 tarihli davaya konu çekin tahsil edildiğine ve aralarında iş bu davanın da, bulunduğu görülen davalardan vazgeçildiğine dair bir belge sunduğu, davalı vekilinin söz konusu belgeden haberdar olmadığını beyan ettiği, bunun üzerine mahkemece, önce davalı vekiline daha sonra da, davacı vekiline davalı İlhan Yamangil'in çağrılarak belge hakkında beyanının alınması yönünde masraf yatırmak üzere süre verildiği ve fakat hiçbir tarafın verilen ara kararını yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davacı vekiline HUMK.nun 163 ncü maddesinde öngörüldüğü şekilde davalı İlhan Yamangil'e davetiye çıkartılması için gereken gideri vermesi için uygun ve kesin bir süre verilmesi, bu süre içerisinde yatıracağı masrafın neden ibaret olduğunun açık ve eksiksiz olarak belirlenmesi ve ara kararının bu kesin süre içerisinde yerine getirilmemesinin sonuçlarının açıkça anlatılması, davacı vekilinin ara kararını yerine getirmesi halinde adı geçen davalı asile HUMK.nun 230 ve takip eden maddeleri gereğince isticvap davetiyesi çıkarılarak anılan Kanunun 234. maddesi hükmündeki sonuçların açıkça çıkartılacak davetiyeye şerhedilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy