(2004 S. K. m. 72) (4077 S. K. m. 10/A)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.05.2002 tarih ve 2002/134 - 2002/172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen kredi kartı üyelik sözleşmesinden doğan müvekkili borcuna davalı tarafından icra takibi esnasında %210 oranında temerrüt faizi uygulandığını, uygulanan bu faiz oranının B.K'nun 19 ve 20.maddelerine aykırı olduğu gibi, M.K'nun 2.ve 3.maddeleri ile de bağdaşmadığını, bankanın B.K'nun 104.maddesine aykırı biçimde faize faiz işlettiğini ileri sürerek, haksız olarak uygulanan faiz oranının % 96 olarak tatbiki ile fazla istemden borçlu olmadıklarının tespiti ve fazla ödenen paranın istirdadına, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davcı hakkında girişilen takibin kesinleşmiş olması nedeniyle faiz oranının uyarlanmasını isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, taraflar arasındaki sözleşmenin 11.maddesinde faiz oranının serbestçe kararlaştırıldığı, taraflarca belirlenen bu faiz oranının mahkemece değiştirilemeyeceği, kaldı ki, davacının davadan önce temerrütte düşüp uyarlama davası açma hakkını kaybettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu uyuşmazlık banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.
Temyiz aşamasında yürürlüğe giren 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı yasa ile değişik 23.maddede ise; bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda,4077 Sayılı Yasaya 4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı Yasa ile değişik 23.maddesi gereğince davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan, mahkemenin görevsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2)nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy