(4077 S. K. m. 10, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.02.2003 tarih ve 2000/491 - 2003/183 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile Gülbin Alpay arasında imzalanan kredi kartı sözleşmesini davalının kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi borcu zamanında ödenmediğinden davalıya ihtar çekilip temerrüde düşürüldüğünü, davalının imza inkarında bulunduğunu ileri sürerek, asıl alacak ve birikmiş faiz toplamı 1.732.065.244 TL'nin davalıdan tahsisini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu kredi kartı ve kefaletle bir ilgisinin bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın sahte olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlara göre, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun tesbit edildiği, davalının 915.000.000 TL asıl alacak ve 61.571.875 TL temerrüt faizi toplam 976.571.875 TL borcu bulunduğunun tesbit edildiği gerekçesiyle, tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile, 976.571.875.TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Kararı temyiz edilen Ticaret Mahkemesi'nce verilen hükümden sonra, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10 uncu maddesine eklenen 10/A maddesi hükmünde kredi kartı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiş ve tüketici kredisine ilişkin 10 uncu maddeye atıf yapılmış olup, aynı yasanın 23/1 nci maddesi hükmü karşısında, bu davaya bakmak Tüketici Mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemenin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerektiğinden, mahkemece, davaya bakmaya İstanbul Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu kabul edilerek buna göre görevsizlik kararı verilmek üzere, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) Nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy