(1086 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.04.2003 tarih ve 2000/153 - 2003/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar ve muk. davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2004 günde davalı ve karşı davacı T. Teknik Med. Ser. Hizm. Tıb.Cihaz İmalat San.Tic. Ltd. Şti. avukatı Demet U. ile davacı ve karşı davalı avukatı Raziye Ü. ve asil Tuncer K. ile davacı ve muk. davalı A. Tıbbi Cihazlar İmalat İth.İhr.Ltd.Şti. temsilcisi Çetin Ö. gelip, diğer davacı ve muk. davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan asil Tuncer K. taraflar temsilcisi ve taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin aynı şirketler grubunda faaliyet gösteren tıbbi malzeme ile uğraşan iki Ltd.Şti. olduğunu, davalı gerçek kişilerin müvekkillerinden A. Tıbbi Cihazlar İmalat İth.İhr.Ltd.Şti.'de uzun süre çalıştıktan sonra ayrıldıklarını ve davalı şirketi kurup, daha önce müvekkil şirkette imalatını öğrendikleri tıbbı cihazları taklit etmek suretiyle piyasaya arzettiklerini, davalıların kullandığı TMS ibaresinin müvekkilleri şirketlerin devamı izlenimi yarattığını, davalıların değişik sağlık dergilerinde verdikleri ürün ilanlarının müvekkilinin markalarından Ams Jumbo Hundred Co2 Absorber ibaresi ile iltibas yaratacak şekilde olduğu gibi, müvekkilleri adına tescilli endüstriyel tasarımları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalıların bu eylemlerinin müvekkillerinin 554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınan haklarına tecavüz ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, 554 ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile koruma altına alınan müvekkillerinin haklarına yapılan tecavüz ile haksız rekabetin önlenmesini, maddi durumun ortadan kaldırılmasını, şimdilik 5.000.000.000.-TL maddi ve 2.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tüm iddiaların yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen dava dilekçesinde davacılar vekili, davacılar A. ve G. Ltd. Şti.nin tescil ettirmiş oldukları anestezi cihazı Absorver, Flowmetre ve Venturi emme birimleri için tescil ettirmiş oldukları 6242, 6343, 6444, 6050, 6051 ve 6052 Nolu endüstriyel tasarımlarının 1990 yılından beri İngiliz M. firması tarafından üretilip piyasaya sunulduğunu, yenilik ve ayırt edici vasfı bulunmadığını, ayrıca davalı A. Tıbbi Cihazlar İmalat İth.İhr.Ltd.Şti.nin tescilli markasında bulunan Jumbo Hundred Co2 Absorver ibarelerinin 20 yıldan beri bu cihazlarda kullanıldığını ve bunların Jenerik bir isim olması nedeniyle bir kişinin kullanımına verilemeyeceğini ileri sürerek, davalılar adına tescilli marka ve endüstriyel tasarımların hükümsüzlüğünün tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan her üç bilirkişi incelemesinde, davalı tarafın kendi adına tescilli TMS maxi 2100 markası bulunduğu halde üretip piyasaya arz ettiği anestezi cihazı üzerinde davacı A. Tıbbi Cihazlar İmalat İth.İhr.Ltd.Şti.ne ait Jumbo Hundred Co2 Absorver ibarelerini kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüz ettiğinin tespit edildiği, ayrıca davalı tarafın ürettiği tıbbi cihazların davacıların tescilli tasarımları ile bire bir aynı olduğunu tespit edildiğinden davalıların endüstriyel tasarıma tecavüz fiilinin gerçekleştiği, TTK.nun 58/1 ile BK.nun 49 ncu madde hükümleri uyarınca davacıların ticaret unvanına ve endüstriyel tasarımına tecavüz edildiğinden maddi ve manevi tazminat isteminde bulunabileceği ve ikinci bilirkişi raporunda tespit edilen 1.041.376.000.-TL maddi tazminatın BK.nun 42 ve 43 ncü maddeleri uyarınca uygun görüldüğü, davalı gerçek kişiler kendilerine husumet düşmeyeceğini savunmuşlar ise de, bu davalıların davacı şirketten ayrıldıktan sonra davalı şirketi kurdukları ve şirket dışında davacılara karşı haksız iktisadi rekabet yaptıklarının anlaşıldığı, birleştirilen dava yönünden ise, davacı markalarının hükümsüzlüğünü gerektirir bir durum bulunmadığı, davacı taraf davalıların endüstriyel tasarımlarının yenilik ve ayırt edici vasfı bulunmadığını ileri sürmüş ise de, farklılığın ve ayırt ediciliğin bulunmasında iki tasarım karşılaştırılırken birbirleri ile hangi konuda farklılık taşıdığından çok ortak özelliğine bakılacağı ve tasarımcının tasarımı geliştirme konusunda seçenek özgürlüğü olduğunun göz önünde tutulacağı, davalılar adına tescilli tasarım ile İngiltere'de tescilli Jumbo 90 modeli ile aynı özelliği taşımadığının tespit edildiği, üçüncü bilirkişi raporu davacılar aleyhine hususlar içeriyor ise de, tespit raporu ile birinci ve ikinci raporların esas alındığı gerekçesiyle, davalının davacı A. Tıbbi Cihazlar İmalat İth.İhr.Ltd.Şti.ne ait Jumbo Hundred Co2 Absorber markasına olan tecavüzünün önlenmesine, davacıların endüstriyel tasarımlarına olan tecavüzünün önlenmesine, maddi durumun ortadan kaldırılmasına, 1.041.376.000.-TL maddi ve 1.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemlerin reddine, birleştirilen davanın reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, marka ve endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin men'i ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkindir.
Davacılar vekili, her iki davacı şirketin aynı şirketler grubunda tıbbi malzeme konusunda ticari faaliyet yaptığını ileri sürmüş ise de, her iki şirketin ayrı ayrı tüzel kişiliklere sahip oldukları ve davaya konu tecavüz edildiği iddia edilen marka ve endüstriyel tasarımların davacı şirketler adına ayrı ayrı tescil edilmiş oldukları anlaşılmaktadır. Burada davacılar arasında HUMK'nun 43/2 nci maddesi hükmünde öngörülen zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi davaya konu marka ve endüstriyel tasarımlar arasında fiili-zorunlu bir bağlantı da, olmadığından davaların birlikte görülmesini gerektiren bir durum bulunmamaktadır.
Şu halde mahkemece öncelikle, davanın her bir davacı yönünden tefriki ile ayrı esas numaralarına kaydedildikten sonra her bir davacıya istemlerinin nelerden ibaret olduğunun açıklattırılması ve bundan sonra taraf kanıtlarının değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde ve infazda duraksamaya yer verecek şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı taraf vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1 Nolu bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, 2 Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy