(6762 S. K. m. 781)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.03.2003 tarih ve 2002/665 - 2003/77 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete taşıma sigorta poliçesi ile sigortalı genleşebilir polistren köpük emtiasının, davalı tarafından yurtiçi taşınması sonunda, alıcısına hasarlı teslim edildiğini, 569.875.000.-TL hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yurtiçi taşımasına ilişkin sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan ve makine mühendisinden oluşan tek kişilik bilirkişi raporunda,davalı-taşıyıcının yükleme sırasında gerekli kontrolleri yapması, hasar varsa taşımanın başında tespit ettirmesi gerekirken, bunları yapmayan davalının gerçekleşen hasardan tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Varma yerinde boşaltma öncesinde tutulan ve davalının da imzaladığı tutanakta ve de ekspertiz raporunda, ayrı ayrı ambalaj içerisinde taşınan genleşebilir polistren köpük yükünden ikisinin patlayarak kamyon kasasına döküldüğü belirlenmiştir. Davaya yanıt vermeyen davalı, ambalajlama ve yüklemenin kendisine ait olmadığını, yükün metal çemberler içerisine alınarak taşıttırılması gerekirken böyle yapılmadığını, kendisine bu yüzden sorumluluk yüklenemeyeceğini temyiz dilekçesinde savunmuştur.
Oysa, TTK.nun 781 nci maddesine göre, taşıyıcı, ambalajlamanın fena yapılmasını kanıtlaması halinde sorumluluk kurtulabilir ise de, bu madde hükmünün,ambalajlama hatasının dıştan görülebilmesinin ve fark edilebilmesinin olanaksız olması haline ilişkin olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, yükleme ve istifleme gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi basiretli bir tacir gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekir. Buna uymayan ve sonuçta taşımayı üstlenen taşıyıcı, en azından müterafik kusurlu kabul edilmelidir. Taşıyıcının, genel olarak gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlaması yeterli değildir. Ziya ve hasara neden olan olayın doğumunda kusurlu olmadığını da kanıtlaması gerekecektir.
Mahkemece, somut olay bu açıklamalar çerçevesinde ele alınarak, değerlendirilmek, yüklemenin kime ait olduğu üzeride de durularak, taşıma uzmanı bir bilirkişinin de içinde bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine elverişli bir rapor alınmak, davalının müterafik kusuruna ilişkin oran tespit edilip, sonucuna göre karar verilmek gerekirken, bilirkişinin yeteriz raporuna itibar edilerek davalının, tam kusurlu kabulü suretiyle yazılı miktar üzeriden hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy