(818 S. K. m. 358)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 6.3.2003 tarih ve 2002/802-2003/120 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, borcun varlığı gerekçe gösterilerek adına tescil yapmadığını, açılan dava sonucu tescile hükmedildiğinin, davalının haksız tutumuyla 1 yıl sonra konutu teslim alabildiğini, projeye aykırı olarak ayıplı teslim edildiğini iddia ederek ayıplı mal tesliminden dolayı 3 milyar TL tazminat ile, geç teslimden dolayı 3 milyar TL menfi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının konutu teslim almaya yanaşmadığını, bir başvurusu olmadığını, ayıplı teslim bulunmadığını, teslim almaktan kaçındığı için konuta bakım harcaması yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tescil için dava açtığı, kararın 14.9.2002 tarihinde kesinleştiği, 15.2.2002 tarih 3103 yevmiye numaralı ihtarname ile davacının konutunun teslimini istediği, ancak 7 aylık kira bedeli mahrumiyeti karşılığını talep edeceği, bakım ve eksiklikten dolayı 2.012.400.00 TL zararının doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 3.762.400.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı kooperatifçe tahsis edilen konutun geç ve ayıplı tesliminden dolayı tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, geç teslim nedeniyle davacının zararının doğduğu, tescil istemine ilişkin ihtarnamenin keşide edildiği 15.02.2002 tarihi ile tescile yönelik mahkeme kararının kesinleştiği 14.09.2002 tarihine kadar olan süre nedeniyle kira geliri kaybı bulunduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuştur. Ancak, geç teslime esas alınan ihtarname, teslime yönelik olmayıp, konutun (bağımsız bölümün) davacı adına tesciline ilişkindir. Davacının teslime yönelik bir başvurusunun olduğu, bu konuda davalının temerrüde düşürüldüğü ispat edilmiş değildir. O halde, mahkemece geç teslimden dolayı tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy