(4721 S. K. m. 2) (6762 S. K. m. 692) (YHGK. 08.12.2004 T. 2004/10-675 E. 2004/672 K.)
Taraflar arasında görülen davada Edirne Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.11.2002 tarih ve 2002/12 - 2002/673 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilince keşide edilen ancak üzerinde keşide yeri yazmadığı için çek vasfında bulunmayan çekin davalı bankaya ibraz edildiğini, davalı tarafın yeterli inceleme yapılmadan arkasına karşılıksızdır kaşesi vurulduğunu, bu nedenle işyerine haciz yapıldığını, müvekkilinin saygın kişiliği ve itibarının zedelendiğini, psikolojik durumunun bozulduğunu ileri sürerek, şimdilik 20.000.000.- TL maddi ve 500.000.000.- TL manevi tazminatın faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalının kötü niyetle keşide ettiği çeke keşide yerini yazmadığını, bu nedenle yasalar karşısında korunmaması gerektiğini, tazminat şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından davacının maddi tazminata ilişkin kanıt sunamadığı, davalı bankanın çek üzerinde işlem yaparken çekin vasıflarının denetlenmesi gerektiği, bankanın kusurlu olduğu, davacının kişisel haklarının zarara uğradığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davlı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı keşidecisi olduğu çekte, keşide yeri bulunmamasına rağmen alacaklı tarafından bankaya ibraz edildiğinde bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmeden karşılıksız kaşesi vurduğunu, bu çeke dayanılarak alınan ihtiyati haciz kararı ile işyerinde haciz yapıldığını, itibarının zedelendiğini ve psikolojisinin bozulduğunu ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuştur. Alacaklı, dava konusu çeke banka tarafından karşılıksızdır kaşesi vurulduktan sonra Edirne 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alarak kararı infaz ettirmiştir. Her ne kadar banka tarafından çekin unsurları irdelenmeden karşılıksızdır kaşesi vurulmuş ise de, ihtiyati haciz kararı veren mahkeme tarafından da çekin unsurları irdelenmeden ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu durumda bankanın eylemi ile davacının uğramış olduğu zarar arasında illiyet bağı kesilmiştir. Yine, alacaklının, bu alacağı nedeniyle ilamsız takip yapması da mümkün bulunmaktadır. Kaldı ki, davacı çekin keşidecisi olup, çeki keşide yeri yazmadan keşide etmiştir. Bundan sonra bankanın kusurundan bahsederek tazminat talebinde bulunması MK'nun 2'nci maddesi hükmü ile bağdaşmaz. Bu itibarla mahkemece, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy