(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.09.2002 tarih ve 1999/529 - 2003/396 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi S.S. Bank ev Sahil Sitesi İşletme Koop. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olup, emlakçılık işi ile uğraştığını, işyerinin de davalı kooperatifte olduğunu, bu nedenle kooperatif ortağı ve çevre tarafından tanındığını, 06.07.1997 tarihli genel kurulda diğer ortaklar Saliha Feyizoğlu ve M. Tuncay Hatman adına sahte imzalarla, sahte vekaletname düzenleyerek oy kullandığı iddiasıyla hakkında davalı kooperatifin savcılığa şikayetçi olduğunu, hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kooperatifin hiçbir araştırma yapmadan doğrudan şikayet ettiğini, üyelerden sorulsa idi durumun açığa çıkacağını, müvekkilinin tanındığı, işini yaşamını geçirdiği çevrede bu şekilde şikayetin onarılmaz yaralar açtığını, kişilik hakkının zedelendiğini ileri sürerek 2 milyar TL. manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, vekaletteki imzanın, ortağın kooperatifteki mevcut imzaları ile mukayese edilmesi şeklinde yapıldığını imzaların farklı olması nedeniyle şikayet hakkının kullanıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Mehmet Seyfettin Cahit Südar, davacının şikayet edildiği tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.
Erdinç İlter, olay tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamından davalılar Mehmet Seyfettin Cahit Südar ve Erdinç İlter'in şikayet tarihinde yönetim kurulu üyesi olmadıklarının anlaşılması nedeniyle bu davlılar hakkındaki davanın reddine, Kooperatif yönünden ise, ihbar ve şikayette bulunan kimse elinde şikayet edeceği olayın sübutuna delalet edecek ciddi ve inandırıcı kanıtlar bulunmadığı halde şüphe üzerine evrakta sahtekarlık gibi çok ağır bir suçlama ile şikayet yoluna gitmişse de davranışın da aykırılığın ve hukuka aykırılığın ve ağır kusurun varlığının kabulünün zorunlu olduğu kooperatifin hakkında vekaleten oy kullanılan üyeleri ile görüşmeden böyle bir yolu seçmesinde kusurlu olduğu, davacının kişilik haklarının zedelendiği, davacının emlakçı olması nedeniyle de güvenilirliği ve ticari itibarının etkilendiği gerekçesiyle davalı kooperatif hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 500.000.000 TL. manevi tazminatın faizi ile bu davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı kooperatif vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı kooperatif vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20.250.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy