(2918 S. K. m. 110) (1086 S. K. m. 9)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 01.05.2003 tarih ve 2002/746 - 2003/302 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin murisinin davalıların malik, işleten ve sigortacıları oldukları araçların meydana getirdiği kaza sırasında hayatını kaybettiğini, müvekkilinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, 26.000.DM.ın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mustafa Turgay C., kazanın Milas da meydana geldiğini savunarak, yetkisizlik ilk itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, kazanın Milas da meydana geldiği, tüm davalılar için yetkili mahkemenin Milas olduğu gerekçesiyle, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan Mustafa Turgay C'ın yetki itirazı benimsenmek suretiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Bilindiği üzere, ilke olarak bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgâhı mahkemesinde açılabileceği gibi (HUMK. m. 9) aynı kanunun 21.maddesi uyarınca haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir. Bunların yanında ve öncelikle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110 ncu maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde hem bu kanun hem de HUMK. nun 9 ncu maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgâhı mahkemesinde de, dava açılabilir. 2918 Sayılı Kanun'un 110 ncu maddesi son cümlesinde yer alan kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği kuralı kesin yetki kuralı olmayıp davacıya tanınan bir seçimlik haktır.
Bir dava için birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Yargıtay'ın kararlılık gösteren uygulamasında da davada Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısının yer alması halinde, sigorta rücu davasının bu davalının ikametgahında da açılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı vekili, davalı sigorta şirketlerine davacının içinde bulunduğu otobüsün Zorunlu Trafik Sigorta poliçesi ve Zorunlu Koltuk Sigorta poliçesini düzenlemiş olduklarından bahisle husumet yöneltmiş olup, dosya arasında poliçeler bulunmamaktadır. O halde mahkemece davaya konu poliçeler getirtilerek 2918 Sayılı Kanun'un 110 ncu maddesine uygun olarak dava açılıp açılmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy