(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 39, 40)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.4.2003 tarih ve 2000/6274-2003/219 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin 19.12.1999 tarihinde yapılan davalı şirket genel kurulunda denetim kurulu üyeliklerine seçildiklerini, bu tarihten sonra yapılan çalışmalarda kurucu ortaklar üzerinde gözüken bir çok hissenin gerçekte bu kişilere ait olmadığının tespit edildiğini, davalılar dışındaki tüm kurucu ortakların Sayha Holding A.Ş. deki hisseleri SPK ile yürütülen çalışmalar sonucu devir ettiklerini, davalıların gerek yönetim kurulu üyesi iken, gerekse daha sonra alınan beyanlarında kendilerine ait olmayan hisselerin üzerlerinde olduğunu kabul ettikleri halde, hisse devir beyanlarını imzaya yanaşmadıklarını, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nden görevlendirilen Bakanlık müfettişine verdikleri beyanda açıkça ne kadar hisse senedinin kendilerine ait olmadığını beyan ettiklerini ileri sürerek, Seyit Ali Emelek üzerinde bulunan 105.609 payın, Recep Büyükdere üzerinde bulunan 93.097 payın ve Ahmet Kiriş üzerinde bulunan 14.341 payın bu şahıslara ait olmadığından bu payların iptallerine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar Seyit Ali Emelek ve Recep Büyükdere, senetlerin iptali istenilmekle birlikte, iptali halinde kimlerin hak sahibi olduğunun belirtilmediğini, iptali halinde hisselerin sahibinin şirket olması veya sahipsiz olması sonucunun doğacağını bununda imkansız olduğunu, davalılar olarak Recep'in 88 hissesi, Seyit'in 115 hissesi, Ahmet'in 36 hissesi dışında hissesi olmadığını kabul ettiklerini, gerçek hak sahibi kişilere hisse miktar ve kimliklerinde karışıklığa mahal vermeyecek şekilde TTK. ilgili devir hükümlerine uygun olarak devre hazır olduklarından davanın mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmişlerdir.
Davalı Ahmet Kiriş, diğer davalıların beyanlarını tekrar etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davalıların, davacı Holding'in 19.12.1999 tarihinden önceki yönetim kurulunu oluşturduklarını, bu dönemde bir kısım hissedarların şirkette pay almak için yatırdıkları paraların karşılığı olan hisseleri üzerlerinde tuttukları ve bu hisse sahiplerinin temsilcisi gibi davrandıklarını, yönetim değiştiğinde gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi kaydıyla hisseleri devir edeceklerini bildirdikleri, esasen elinde tuttukları hisselerin kimlere ait olduğunu bilmeleri gerektiği ve gerçek hak sahiplerine devir edilmek üzere ortaklık pay defterine bu hisselerin kayıt edilmesi gerektiği, pay defterine kayıt olmayan hisse malikinin şirketteki haklarının korunmasının mümkün olmayacağı, davalılar üzerinde bulunan payların davalı Holding şirket hissesi olarak gerçek hak sahipleri belirlenmek suretiyle kaydının yapılmasının yasa gereği olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, sermaye artırımı nedeniyle çıkarılan ve Holding'e ortak olmak üzere para yatırmış şahıslara ait emanet hisselerin davalı kurucu ortaklar üzerinde tutulduğu, bu hisselerin gerçek hak sahiplerine devrinin sağlanması amacıyla davalılar üzerinde tutulan hisse senetlerinin iptali istemini ilişkindir. Dava, Sayha Holding A.Ş. adına denetçiler tarafından açılmıştır. Anonim ortaklıklarda, ortaklığı temsil ve ortaklık adına dava açma hakkı kural olarak, yönetim kuruluna aittir. Fakat ortaklık adına yönetim kurulu başkan ve üyeleri aleyhine sorumluluk davasını şirket adına denetim kurulu açar. Dava konusu talep, yönetim kurulu sorumluluk davası şeklinde değildir. Bu itibarla, davanın şirket adına yönetim kurulu tarafından açılması gerekmektedir. Bu kurala uyulmayarak dava açılmış ise, HUMK. nun 39-40. maddeleri hükümlerine göre, uygun süre verilerek söz konusu eksiklik tamamlanır ve hasıl olacak sonuca göre hüküm verilir. Bu itibarla mahkemece belirtilen eksiklik hakkında işlem yapılmaksızın işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Öte yandan kabul şekline göre de, bir anonim şirketin sermaye paylarını gösterir pay senetlerinin bir bölümünün sermaye ve paydaş miktarını değiştirecek şekilde iptallerine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, çoğun içinde azı da vardın ilkesi uyarınca, davalıların dava konusu pay senetlerinin maliki (hamili) olmadıklarının tespitine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 08.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy