(818 S.K.m.46) (1086 S.K.m.38) (4721 S.K.m.9,10,11)
Dava: Taraflar arasında görülen davada K. Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.03.2003 tarih ve 2001/1070 - 2003/272 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2004 günde davacı avukatı ile davalı avukatı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin tren kazası geçirerek sağ bacağını kaybettiğini kaza sonrasında protez bacakla yaşamını sürdürmek zorunda kaldığını ileri sürerek, 500.000.000 TL'lik talep ıslah edilerek protez bedeli olarak 2.232.924.480 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranı üzerinden temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının dava tarihinde 20 yaşında olduğunu, velayeten açılan davanın reddi gerektiğini, bu davadan önce açılan davada davacının tazminat talebinin değerlendirilip kesin hükme bağlandığını ve tazminatın ödenerek ibraname alındığını, SSK'nın 32. maddesinde protez bedelinin % 20'sinin sigortalı tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, davacının ancak % 20'lik kısım için işletme kusuruna göre talepte bulunabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında daha önce görülen davada tarafların kusur oranlarının belirlendiği, yaralanmanın gerektirdiği tıbbi tedavinin tutar ve kapsamının bilirkişi raporu ile belirlenebileceğinin Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü olup, mutlaka belgelenmesine gerek olmadığı, protezlerin 2 yılda bir değiştirilmesi gerektiğine ilişkin bilirkişi raporundaki seçeneğin Yargıtay onamasından geçen emsal dosya gereğince göz önünde tutulduğu, faizin protez takılma olanağının doğduğu kaza tarihinden itibaren 3 ay sonraki tarih olarak esas alındığı gerekçesiyle 2.232.924.480 TL'nin 04.11.1995 den itibaren avans işlemlerine ilişkin banka reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava tarihinde davacı reşit olmasına rağmen babasının vekaletnamesine dayanılarak dava açılması nedeniyle yargılama sırasında davacıdan da vekaletname alınarak davaya devam edilmiş olmasında usule aykırılık bulunmamasına ve ayrıca, vekalet eksikliği bu şekilde giderildikten sonra davacının başlangıçtaki talebini ıslah etmesi ve ıslah edilen miktarın dava dilekçesindeki talep ile ilgili olması nedeniyle sonradan alınan vekaletnameye dayanılarak ıslah yapılmasının mümkün bulunmasına, öte yandan, davacının kaza sonrasında ayağını kaybetmesi sonucunda protez takması gerektiği halde dava tarihine ve bu tarihten sonra da protez takmamış olmasının, kaza sonrasında davalının kusur oranına göre takması gereken protez bedelinden sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağına, zarar, kaza tarihinde oluştuğuna göre, zararın sonuçlarından davalının kusuru oranında sorumlu bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemenin kararına dayanak gösterdiği bilirkişi raporunda seçenekli hesaplama yapılmış, protez takılması periyotlarına ilişkin seçenekler mahkemenin tercihine bırakılmış, mahkemece ise, Dairemizin başka bir kararı emsal alınarak protezlerin 2 yıllık periyotla değişeceği benimsenerek hüküm kurulmuştur.
Raporu düzenleyen bilirkişiler arasında ortopedi uzmanı bulunmamaktadır. Emsal alınan Dairemiz kararı da somut olaya uygunluğu açısından denetlemeye elverişli değildir. O halde mahkemece, aralarında ortopedi uzmanı bilirkişinin de bulunduğu kuruldan davacıya takılması gereken protezlerin periyotlarının ne olması gerektiği konusunda rapor alınıp sonucuna göre karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy