(1163 S. K. m. 92) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.12.1999 tarih ve 1999/548 - 1999/1172 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve maliki bulundukları 17 EK 500 plakalı aracın alkollü ve tam kusurlu olarak çarpması sonucu, müvekkil şirkete sigortalı 17 EN 151 plakalı araç sürücüsü Vasfi S.'ın vefat ettiğini, bu kaza dolayısıyla sigortalı Vasfi S. için destek tazminatı ödendiğini ileri sürerek, (1.500.000.000.-) TL.nın olay tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı sürücünün % 100 kusurlu olduğu, davacının bu olay sebebiyle sigortalılarına (1.250.000.000.-) TL destek tazminatı, (250.000.000) TL hasar tazminatı ödediği gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan meblağların temerrüt faizleriyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı sigorta şirketi vekili, 17 EK 500 plakalı aracın zorunlu trafik sigortacısı sıfatıyla, 17 EN 151 plakalı araç sürücüsü Vasfi S.'ın vefatı dolayısıyla ödemek zorunda kaldığı destek tazminatını, kendi sigortalısı olan davalılardan talep etmektedir. Dolayısıyla mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı zorunlu trafik sigortacısının kendi sigortalısına rücu hakkını düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 92 ve Trafik Sigortası Genel Şartları'nın 4 ncü maddesi uyarınca çözümlenmesi ve eğer şartları oluşmuşsa tazminata hükmedilmesi gerekirken, davalı sürücünün olayda tam kusurlu olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava konusu zorunlu trafik sigorta poliçesinde sigortalı olarak "Hayati-Şeref K." ismi yazılıdır. Yine dosyada mevcut trafik kaydına göre, 17 EK 500 plakalı aracın maliki Hayati K.'dır. Bu durum karşısında mahkemece, sigortalının gerçekte kim olduğu tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
3-Yine dosyada bulunan ibranamelerin incelenmesinden, Vasfi S. mirasçıları vekili olarak tüm ödemelerin Av.Seyfettin Y.'e yapıldığı ve bu kişinin, aynı zamanda davacı sigorta şirketi vekili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece Vasfi S. mirasçıları ile Av.Seyfettin Y. arasında düzenlenmiş bir vekaletname olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
4-Zorunlu trafik sigortacısının, zarar görene, ancak uğradığı "gerçek zarar" miktarı kadar tazminat ödemesi gerekir. Diğer bir deyişle sigortacı, üçüncü kişinin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak, bu meblağı ödemelidir. Daha fazla ödeme yapan sigortacı, gerçek zarar miktarını aşan kısım için, kendi sigortalısına rücu hakkına sahip değildir. Bu durum karşısında mahkemece, gerçek zarar miktarı uzman bilirkişi aracılığıyla hesap ettirildikten sonra, (1) nolu bentte açıklanan şartların gerçekleşmesi halinde, bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, hiçbir inceleme yapılmadan davanın kabul edilmesi dahi doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1), (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy