(6762 S. K. m. 1281)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2003 tarih ve 2002/172 - 2003/162 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı şirkete işyeri paket poliçesi ile sigortalı olduğu esnada yağan yağmur ve kar sularının yol açtığı taşkın sonucu su basması nedeniyle hasara uğradığını ancak davalının ödeme yapmadığını ileri sürerek, 2.082.434.660.-TL. sının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya bu hasarla ilgili olarak ödeme yapılabilmesi için poliçede ayrıca ve açıkça sel/seylâp teminatının olması gerektiğini, meydana gelen hasarın yağan yağmur ve kar suları ile sel taşkını nedeniyle oluştuğunu bu nedenle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın temelde biriken suların bodrum kat zemininde yüzeye çıkması şeklinde oluştuğu, bu şekilde oluşan hasarın poliçe ile teminat altına alınan dahili su klozu kapsamında kaldığı, olayın meydana geliş şekli itibariyle teminat kapsamı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 1.709.842.595.-TL. sının faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine işyeri poliçesi ile sigortalı işyerinde meydana gelen hasarın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı taraf, 17.12.2001 tarihinde yağan yağmur ve kar sularının aşırı taşkına yol açması sonucunda sigortalı depoyu su bastığını ve hasara sebebiyet verdiğini iddia etmiştir. Yapılan ekspertiz çalışması sonucu düzenlenen raporda, binaya ait dahili su ve kanalizasyon sisteminde bir arıza olmaksızın meydana gelen yoğun yağışlar nedeniyle temelde biriken suların bodrum kat zemininden yüzeye çıkması sonucu hasarın oluştuğu kanaatine varılmıştır. Mahkeme tarafından da hasarın meydana gelişi bu oluş içinde kabul edilerek, poliçe ile teminat altına alınan dahili su klozu kapsamında olduğuna karar verilmiştir. Davanın dayanağını oluşturan poliçede sel veya su baskını klozu olan Kloz 14 için teminat verilmemiştir. Bir başka deyişle, sel veya su baskını sonucu meydana gelen hasarlar poliçe ile sağlanan sigorta koruması kapsamında değildir. Dahili su klozu için teminat verilmiş olup, meydana gelen hasarın bu kloz kapsamında değerlendirilmesi için hasarın yağmur sularının, kar veya buzların erimesi sonucu meydana gelen suların çatı veya saçaktan sızması, su olukları veya yağmur derelerinin tıkanması veya taşması sonucu bina içine girmesi şeklinde meydana gelmesi gerekmektedir. İşyerinin bulunduğu apartman yönetimi tarafından düzenlenen tutanakta su yolları ve kanallarda bir arıza olmadığı, yağan yağmur ve kar sularının aşırı olması nedeniyle depoyu su bastığı tespit edilmiş olmakla, meydana gelen hasarın binaya ait tesisatta oluşan bozukluktan, yetersizlikten ileri gelmeyip, doğrudan sel sularının depoya girmesi nedeniyle meydana geldiği anlaşılmakla bu oluş şekli içindeki hasarın dahili su klozu kapsamında kalmadığı, düzenlenen bilirkişi raporunda da, hasarın poliçede ek teminat olarak verilmeyen sel ve su baskını sonucu meydana geldiği belirlenmiş bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece hasarın poliçe ile teminat altına alınmayan riziko sonucu oluştuğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy