(1163 S. K. m. 16) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.02.2003 tarih ve 2001/1438-2003/27 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı temsilcileri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanlarının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, aidatlarla ilgili kararların kendilerine bildirilmediği gibi mirasçılar olarak genel kurula davet edilmediklerini, usulsüz ihtarname ile borcun ödenmesinin istendiğini iddia ederek, 4.370.000.000 TL. borçlu bulunmadıklarının ve gerçek borç miktarının tespitine karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise usulsüz ihtarnameler sonucu kooperatif üyeliğinden ihraçlarına karar verildiğini bildirerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcileri, davanın tüm mirasçılarca açılması gerektiğini, davacılar mali yükümlülüklerini yerine getirmediklerini ve usulüne uygun üyelikten ihraç edildiklerini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, üyelikten çıkarmaya esas teşkil eden ihtarnamede vadesi gelmemiş aidat borcunun da dahil edilmesi, ikinci ihtarnamede 30 gün süre verilerek Ekim ayı içinde tebliğ edildiği, ihtarnamelerin usulsüz bulunduğu, gerçek borçlarının ihtarnamelerde açıklanan miktarda olmadığı gerekçesiyle, ihraç kararının iptaline, davacıların 4.202.500.000 TL. borçlu oldukları, 167.500.000 TL. ise borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı temsilcileri temyiz etmiştir.
1-) Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali, menfi tespit ve gerçek borcun belirlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin ihraç kararının iptali ve davacıların 4.202.500.000 TL borçlarının bulunduğunun tespitine dair hükmü, davalı temsilcileri tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinden önce, taraflar 29.08.2003 tarihli dilekçeleriyle iradelerini; davacıların yeniden üyeliğe kayıt ve kabullerinin yapıldığını, borcun ödendiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini, davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesi yönünde açıklamışlardır. O halde, taraflarca gönderilen dilekçe kapsamına göre karar verme yetkisi mahkemesine ait bulunduğundan, dilekçe içeriği gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre, davalı temsilcilerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı temsilcilerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy