(818 S. K. m. 158) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.03.2003 tarih ve 2001/400 - 2003/153 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla yaptığı sözleşmeyle Avrupa yakasında elektrik sayaçlarının okunması ve faturaların tüketicilere dağıtımı işini üstlendiğini, hak edişinden hatalı sayaç okunduğu iddiasıyla kesinti yaptığını, uygulamaya dayanak teşkil eden hataların davalının bilgisayar programından kaynaklandığını, davalının hiçbir zararının bulunmadığını iddia ederek, 10.610.806.752.-TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının hatalı endeks girişi yaptığını, sözleşme ve eki teknik şartnamede kararlaştırılan ceza hükümlerinin tatbik edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve benzer bir olay için davalı şirketin teftiş kurulunca düzenlenmiş inceleme raporuna göre, ceza uygulamasına neden olan hataların davalının bilgisayar sistemi ve programının eksikliklerinden kaynaklandığı, cezai yaptırım uygulanması ve istihkakın ödenmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.610.806.752.-TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirketin hak edişinden kesilen ceza bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
04.06.1999 tarihli sözleşme uyarınca davacı şirketin, davalı şirketin Beyoğlu-Çağlayan-Sarıyer İşletme Müdürlüklerinin hizmet alanı içinde kalan 01.0306.000 adet elektrik abonesinin elektrik sayaç endekslerini okuma ve çıkacak faturaları abonelerine teslim etme işini bir yıl süre ile üstlendiği, bu sözleşmenin eki kabul edilen teknik şartnamenin 5 nci maddesiyle ceza uygulamasını gerektiren eylemlerin tespit edildiği, bunlardan birinin de endeks bilgi girişine hatalı giriş yapılması hali olduğu, her hatalı girişte 500 ceza puanının uygulanacağının hükme bağlandığı taraflar arasında çekişme konusu değildir. Uyuşmazlık, davalı şirketin hatalı girişler nedeniyle ceza uygulaması yaparak davacı şirketin hak edişinden 10.610.806.752.-TL kesinti yapmasının sözleşmeye uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi, esas alınan bilirkişi kurulu raporu da karar vermeye elverişli nitelikte değildir. Zira taraflar, akit serbestîsi kapsamında ve serbest iradeleriyle cezai şart niteliğinde ceza uygulamasının gerektiren eylemleri puan usulüne göre belirlemişlerdir. Yukarıda değinildiği üzere, bunlardan biri de endeks bilgi girişine hatalı bilgi girişi yapılmasıdır. Hemen ifade etmek gerekir ki, ceza uygulaması için hatalı bilgi girişi yapmak gerekli ve yeterli olup, bu nedenle davalı şirketin bir zararının doğması şart olmadığı gibi, zararın sonradan giderilmesi de sonuca etkili değildir. Davacı vekili, hatalı girişlerin esasen davalının bilgisayar programından kaynaklandığını iddia etmiştir. Bilirkişi kurulu da, hatalı girişlerin sebebini davalı şirketin çalışma koşullarının ve bilgisayar programının yetersizliğine dayandırmıştır. Fakat davacı şirket, bahse konu bilgisayar programını mevcut haliyle sözleşme kapsamında almış, bu sözleşme süresince kullanmış ve her hangi bir çekince koymamıştır. Ayrıca, bilgisayar programındaki yetersizlik açıklanırken, doğru veri girildiği halde programın nasıl yanlış yaptığı, doğru veri girme zorunluluğunun yerine getirilip getirilmediği hususları raporda açıklanmamıştır. O halde, davalı vekilinin rapora yönelik ciddi itirazları da nazara alınıp, başka bir uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla inceleme yaptırılarak elde edilecek rapor ve sözleşme hükümleri birlikte değerlendirilerek, davacı hak edişinden yapılan kesintinin sözleşmeye uygun bulunup bulunmadığı, kesilen ceza miktarının doğru olup olmadığının açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy