(6762 S. K. m. 8) (4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.05.2002 tarih ve 2001/258-2002/220 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı banka şubesi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kararlaştırılan aylık %3,5 faiz oranının davalı banka şubesince, tek taraflı olarak Mayıs 2001 tarihinden itibaren %6.ya çıkarıldığını, tek taraflı bu tasarrufun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kalan 19 taksit için faiz farkı olan (1.607.632.218) TL.nı borçlu olmadıklarının ve bu meblağın aylık taksitlere yansıması olan (84.612.222) TL. fark için temerrüt faizine muhatap olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, TTK.nun 8. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz miktarının serbestçe tayin olunabileceğini, müvekkil bankanın, genel kredi sözleşmesinin 4. maddesindeki yetkisini kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı tarafından yargılama sırasında fazla ödediği meblağın da istirdadını talep ettiği, davacının temerrüdünün söz konusu olmadığı, davalı bankanın yeterli bir gerekçe olmadan tek taraflı bir işlemle faiz oranını artırmasının iyi niyet kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı bankaya kredi sözleşmesinden dolayı aylık taksit borcunun (317.444.049) TL. olduğunun ve 27.05.2001 tarihinden itibaren artırılan (84.612.222) TL. taksit miktarında borçlu olmadığının tespitine, 27.5.2001 tarihinden itibaren fazladan ödediği (1.015.346.664) TL.nın ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi sözleşmesinin değişen şartlara uyarlanması istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan 27.11.2000 tarihli kredi sözleşmesinin 4. maddesinde, bankaya, ihbarda bulunmak koşuluyla, artan kredi faizlerinin, kredi müşterisi nezdindeki kredi borcuna uygulama yetkisi tanınmıştır. Aksi halde, kredi faizinin ekonomik koşullara göre artmasının tabii bulunduğu, müdebbir bir tacir gibi düşünmesi gereken davacının, uzun yıllar içinde düşük faizle kredi kullanmasına ve bankanın acze düşmesine yol açılmış olur ki, bu da haklı görülemez. Somut olayda davacı, sözleşmedeki bu maddenin uygulanma yetkisi kapsamında faiz oranının %6'ya çıkarması, o tarihte diğer bankaların uyguladığı faiz oranından yüksek olmadığı, davalı bankanın, anılan maddenin uygulanmasında MK.nun 2. maddesine aykırı bir davranışı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın reddine karar verilmek gerekirken yazılı nedenlerle kabulü bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy