(4389 S. K. m. 14/5-c, 15/9-b) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İ. Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.12.2002 tarih ve 2001/545 - 2002/1532 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2004 günde davacı avukatı T. Esatoğlu ve Ticaret Sigorta A.Ş. şirket sorumlusu İsmet T. ile davalı avukatı G. Deniz gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davacı temsilcisi ve taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İstanbul şubesi nezdinde bulunan hesabında bulunan paradan 152.267.686.480.-TL. nın 06.07.2000 günü davalı tarafından tek taraflı olarak çekildiğini, davalı bankanın böyle bir yetkisi olmadığını, bu bedelin işlemiş faizle birlikte tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40'dan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı A. Gemi İşletmeciliği A.Ş.nin maliki olduğu ve üzerinde davalı banka lehine gemi ipoteği tesis edilen E. - 1 gemisi ile ilgili 3 adet sigorta poliçesi prim borçlarının gemi maliki tarafından ödenmemesi üzerine davacının talebi üzerine müvekkilince 98.959.776.294.-TL. nın 27.07.1998 tarihinde davacıya ödendiğini, yapılan incelemede prim borcunun gerçekte 33.972.815.020.-TL. den fazla olmamasına karşın 64.986.961.274.-TL fazla ödendiğini, bu bedelin işlemiş faiziyle birlikte davacı hesabından alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka şubesindeki davacı hesabının vadesiz tasarruf hesabı olduğu, bu hesaptaki paranın saklama amacı ile davalı bankaya yatırıldığı, davalı banka Teftiş Kurulu raporunda belirtilen şekilde, gerçekte ödenmesi gerekmeyen bir ödemenin varlığı halinde, bunu önce yöntemine uygun uyarı göndererek istemesi, ödemenin gerçekleşmemesi halinde ise yasal yollara gitmesi gerektiği, davalının ise bu yöne gitmeden, tek yanlı olarak parayı elde etmesinin haksız olduğu gerekçesiyle, icra dosyasına itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %70 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 76.787.810.592.-TL icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankaya, davacı hesabından virman, para tahsil etmek gibi yetki veren bir sözleşme de bulunmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Türk Ticaret Bankası'nın %84,52 oranındaki hisseleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmiş olup, 30.01.2002 gün ve 4743 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 14/5- c maddesi gereği davalı banka her türlü harçtan muaftır. Ayrıca, 12.05.2001 gün ve 4672 sayılı Yasa'nın 9 ncu maddesi ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 15/9-b maddesi gereğince davalı banka hakkında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nda yazılı tazminat ve cezalar da uygulanmaz. Mahkemece, anılan yasa hükümleri gereğince davalı bankanın yargı harç ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy