(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2002 tarih ve 2000/274 - 2002/1160 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2004 günde davalı avukatı M. E. Ç. Efe gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalının talimatlarına göre 1997 ve 1998 yıllarında gemilere yükleme ve sair konularda sörvey hizmeti verdiğini, ancak faturaya bağlanan ücretin ödenmediğini davalı aleyhine girişilen icra takibinin de kısmi itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, 1997 ve 1998 yıllarında taraflar arasındaki ilişki nedeniyle 3 adet gemi için gönderilen iş emirleri gereğince davacı şirketin birlikte çalıştığı S. E. firması tarafından ödeme yapılacağının belirtildiğini, 4 gemi için yapılan sörvey işlemleri için 3.350 USD'den davacı şirketin 1.000 USD borcu düşülerek 2.350 USD. nın faizi ile birlikte davacıya ödendiğini, diğer faturaların müvekkilini bağlayıcı olmadığını, zira iş anlaşmalarının S. E. firması ile davacı arasında yapıldığını savunarak, davanın reddi ile %40 haksız takip tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının sörvey hizmetleri gereğince davalıdan 9.668.50 USD alacağı bulunduğu gerekçesiyle itirazın bu miktar üzerinden iptaline ve %40 tazminata karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, takip konusu yapılan faizli 18.613.29 USD. nin asıl alacak kısmı kabul edilmiş, bakiye asıl alacak ve işlemiş faiz itiraza uğramıştır. O halde itirazın iptali davasına konu edilen asıl alacak miktarı 14.345.86 USD ile takip tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olan 1.917.43 USD'dir. Bilirkişi raporuna göre davacının davalıya verdiği sörvey hizmetleri karşılığı talep edebileceği miktar 10.668.50 USD olarak belirlenmiş ve davalının da davacıdan olan 1.000 USD sörvey ücreti alacağı da düşüldükten sonra 9.668.50 USD borçlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece bu rapora itibar edildiğine göre, itiraz edilmeyen 2.350 USD'lik alacak kısmı kesinleşmiş olmakla, dava konusu edilen asıl alacak miktarından düşülmesi gerekmektedir. O halde, mahkemece, dava konusu edilmeyen ve kesinleşen alacak için de itirazın iptaline karar verilmesi, ayrıca bu kısım için de yargılama gideri ile inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy