(1086 S. K. m. 438) (818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.06.2002 tarih ve 1999/229 - 2002/708 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı T.İş Bankası A.Ş. ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.03.2004 günde davacı avukatı Murat Teper gelip, davalı avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde, davalıya ait Number One TV'nin 16.02.1999 tarihinde saat 19.45'teki haber bülteninde dava dilekçesinde deşifresi belirtilen haberin yayınlandığını, yayınlanan haberde basın özgürlüğü ilkesi aşılıp dürüstlük kurallarına aykırı olarak yayın yolu ile müvekkillerinin kişilik haklarına ağır şekilde saldırıda bulunulduğunu, yayınlanan haberde bankanın çete, rüşvet ilişkileri içinde olduğu, banka içinde kötü kokular yayıldığı, bankanın haksız girişimler ve İş Façtoring aracılığı ile sanayici ve ihracatçılara saldırdığı, resmi tefecilik uygulamaları ile çeşitli firmalar hakkında yıkıcı faaliyetlere giriştiği gibi gerçek dışı ifadeler ile Abdullah Öcalan'ın yakalanmasından sevince boğulan Türkiye halkının Atatürk'ün kurduğu İş Bankası hakkındaki bu haberden büyük üzüntü duyuyor demek suretiyle kışkırtıcı, müvekkilleri küçük düşürücü asılsız ve mantık dışı ölçülerde kişilik haklarına tecavüz edildiği, müvekkillerin ticari itibarının zedelendiği ve bundan dolayı müvekkillerinin telafisi imkansız manevi zararları olduğunu ileri sürerek, müvekkili İş Bankası A.Ş. için 100 milyar TL. İş Factoring A.Ş. için 20 milyar TL. manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleştirilen davadaki iddiaların yersiz olduğunu, dava konusu haber bülteninde yapılan yayının gerçeğe uygun, haber niteliği taşıyan, güncel ve kamuoyunun ilgisini çekecek bir haberin kamuoyuna duyurulmasından ibaret olduğunu, söz konusu haberin bütün basın yayın organlarında yayınlandığını, müvekkilinin davacıların kişilik haklarına tecavüz kastı bulunmadığını, davacıların bundan dolayı bir zararları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, davaya konu haberin davalıca sunulan gazete kupürleri ve bilirkişi kurulunca yapılan tespit gibi, davacı bankanın usulüne uygun olup olmadığı tartışmalı bir kredi vermesi ile ilgili olduğu, haberin bu kısmının haberin verildiği andaki görünüş ve beliriş biçimine uygunluk bakımından gerçek olduğunun anlaşıldığı, ancak haber gerçek olsa dahi haberin açıklanış biçiminin kamu yararına hizmet etmesi, ilgiliye en az zarar verici açıklama şeklinin seçilmesi, ilgilinin kişiliğini gereksiz yere ihlal eden sözcüklerin kullanılmaması gerektiği, davaya konu haberin veriliş şekli, kullanılan sözcükler ve üslup birlikte değerlendirildiğinde davacıların itibar ile saygınlığını zedeler nitelikte olduğu ve kişilik haklarına tecavüz fiilini teşkil ettiği, saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliğinin yanında tarafların kusur oranı, sıfatı, sosyal ve ekonomik durumları ile manevi tatmin duygusunun göz önünde tutulması gerektiği gerekçesiyle, takdiren davacı İş Bankası a.Ş. için 10.000.000.000 TL, davacı İş Factoring A.Ş. için 5.000.000.000 TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı İş Bankası A.Ş. ile davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 04.12.2001 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 21nci maddesi hükmü uyarınca hüküm tarihindeki tarifenin uygulanması gerekirken, dava tarihinde yürürlükte bulunan ücret tarifesine göre vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK'nun 438/7 nci maddesi hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 Nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte açıklanan nedenlerle, hüküm fıkrasındaki 82.500.000 TL vekalet ücretinin davacıya verilmesine ibaresinin çıkarılarak yerine 740.000.000 TL vekalet ücretinin davacı İş Bankası A.Ş.ye verilmesine ibaresinin eklenmesine kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, takdir edilen 375.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 607.500.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy