(818 S. K. m. 101) (2004 S. K. m. 67) (1163 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 4.Mahkemesi'nce verilen 6.5.2003 gün ve 2002/690-2003/343 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı iken payını kooperatife devrederek üyelikten ayrıldığını, 2.11.1998 günlü kooperatif payı satış sözleşmesine göre paya karşılık kooperatifin 3.000.000.000 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, buna karşılık yalnızca 17.8.2001 gününde 1300 DEM ödeme yaptığını, bu paranın ödeme gününde karşılığının (861.408.600) TL ye karşılık geldiğini, bakiye alacaklarının birikmiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla girişilen takibe, davalı tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya 17.8.2001 gününde 20.1.1999 günlü senetten mahsup edilmek üzere 1300 DEM ve bilahare 9000 DEM ödendiğini, bu ödemenin davacının yedinde bulunan senedin arkasında yazılı olduğunu, davanın yersiz olduğunu belirterek, davanın reddi ile birlikte %40 tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davalının davacıya yaptığını ileri sürdüğü 9000 DEM tutarındaki ödemeyi kanıtlayamadığı, davacı alacağından yapılan tahsilat mahsup edildiğinde, bakiye alacağının (2.138.591.400) TL olduğu, davalının daha önceden temerrüde düşürülmemesi sebebiyle temerrüt tarihinin icra takip tarihi alacağı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile takibe yapılan itirazın (2.138.591.400) TL için iptaline, takibin bu miktara takip gününden itibaren kanuni faiz yürütülmek suretiyle devamına, kabul edilen miktar üzerinden davacı, reddedilen (5.162.500.000) TL için davalı yararına %40 tazminata hükmolunmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif ortaklık payı devrinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı kooperatifin takipten önce temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle, davacının takip gününe kadar olan temerrüt faizi isteminin reddine karar verilmiştir. B.K'nun 101/2.maddesine göre taraflar borcun ifa edileceği günü açıkça tayin etmişlerse, borçlu ihtara lüzum kalmadan mütemerrit olur. Taraflar arasındaki 2.11.1998 günlü sözleşmede açıkça 20.01.1999 gününde kooperatifçe (3.000.000.000)TL ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, sözleşme uyarınca ödeme günü açıkça belirli olduğundan davalı kooperatifin 20.01.1999 günü mütemerrit duruma düştüğünün kabulü gerekirken bu hususun gözden kaçırılmış olması doğru olmamıştır.
2-Kabule göre de, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilebilmesi için, takipte haksız çıkmış olması yeterli olmayıp, aynı zamanda kötü niyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Somut olayda, davacının giriştiği takipte kötü niyetinden söz etme imkanı bulunmamakla davalı borçlunun tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilen bölümü üzerinden davalı borçlu yararına tazminata hükmedilmesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan sebeplerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy