(6762 S. K. m. 600)
Dava: Hasımsız olarak açılan davada İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.12.2002 tarih ve 2002/1090-2002/1628 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin eşi adına düzenlenen ve davacıya ciro edilen, borçlusu Hulki Eroğlu olan ve Ziraat Bankası Suadiye Şubesi'ne tahsil için teslim edilen bononun, banka tarafından tahsil için borçlusunun adresine göndererek zayi ettiğini ileri sürerek, senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tahsil cirosuyla alan bankanın senedin hamili olmasına göre vekil durumunda olup dava açmanında vekalet görevinin gereği olduğu Ziraat Bankası elinde iken kaybolan bonodan dolayı davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bono iptali istemine ilişkindir. Davacı yetkili hamil, bononun tahsili amacıyla davalı bankanın Suadiye Şubesi'ne bonoyu teslim etmiş, davalı bankanın 21.11.2001 tarihli yazısından anlaşıldığı üzere, dava konusu bono, sehven borçlusunun adresine gönderilmiştir. Mahkemece, zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı yasal hamile bırakılmış olduğu kabul edildiği halde, banka nezdinde kaybolan bonodan dolayı davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Tahsil cirosu, ciro edilene alacağı tahsil yetkisi vermek amacıyla yapılan cirodur. Tahsil cirosunda cirantanın amacı, senetten doğan bütün hakları devir etmek değil, ciro edilene sadece, kendi namına poliçe bedelini kabzetmek yetkisini vermektir. Ciro edilen, bedelin tahsili konusunda cirantanın vekil hamilidir. Senedi tahsil cirosuyla alan hamil, tahsile yönelik bonodan doğan bütün hakları kullanabilir. (TK.600/1,c.2.). Bu haklar içinde zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı da yer almaktadır. Tahsil cirosuyla bonoyu devir alan sözkonusu hakkını ciranta adına kullanmaktadır. Bu itibarla, asıl hak sahibi olan davacı hamilin, (bonoyu tahsil cirosuyla devir eden) zayi nedeniyle iptal davası açma hakkı her zaman varlığını sürdürür. O halde mahkemece, davacının dava açma sıfatının bulunduğunun kabulü ile iddiaları incelenip, sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy