(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 12, 13) (1086 S. K. m. 381, 388, 389)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.10.2002 tarih ve 2001/837-2002/1032 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Sus oy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, .incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, F. Savunma Sistemleri A.Ş. ne ait olup USA (Chicago) Türkiye (Ankara) taşımasının davalı tarafından üstlenildiği emtianın, davalı yedinde iken kaybolduğunu, hasar bedeli olarak sigortalısına (10.796.733.025)TL ödendiğini ileri sürerek, bu miktar tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Varşova Konvansiyonunun 12. ve 13. maddeleri uyarınca dava açma hakkının sadece alıcı veya göndericiye ait olup, davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, kalıp olduğu iddia edilen kargo konusu malın müvekkilince konişmentoda alıcı olarak görülen F. Savunma Sistemleri A.ş. ne teslim edilmiş olduğundan, davanın konusunun kalmadığını, kaldı ki sorumluluklarında kg başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara nazaran, davacı tarafından malların bilahare bulunduğu iddia edilerek sigortalısı aleyhine dava açıldığı, bu suretle davalı savunmasının sükuta erdiği gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, kısa karar oluşturulup, gerekçeli karar yazılmadan kısa kararda imzası olan Hakim 30722 (H.D.) vefat etmiş ve dosya gerekçeli karara imzası alınamadığından heyeti oluşturan diğer iki hakim imzası ile dairemize intikal etmiştir. Mahkemece verilen kısa karar hükmün tüm niteliklerini taşımadığından (harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti v.s) dosyanın yeniden esasa kaydı ile vefat eden hakim yerine gelen hakimin katılımıyla yeni bir karar verilmesi gerekirken bu noksanlık giderilmeden hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre,davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy