(818 S. K. m. 41, 160)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 29.1.2003 tarih ve 1999/1458-2003/53 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.3.2003 günde davacı muk. davalı avukatı Süreyya A. ile davalı muk.davacı avukatı Evren B. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki 2.1.1995 ve 1.1.1995 tarihli sözleşmeler ile sigara bakslarının İzmir/Torbalı'daki sigara fabrikasından alınıp davalı şirkete ait depolara taşınması, sigara bakslarının bilahare bu depolardan alınıp davalının yurt içindeki toptancılara dağıtılması işinin müvekkilince üstlenildiğini, sözleşmelerin gereği olarak müvekkilinin 20 adet nakliye aracı satın aldığını, 31.12.2000 tarihine kadar yürürlükte olan sözleşmelerin davalı tarafından 24.11.998 tarihli ihtarname ile 31.12.1998 tarihinden geçerli olmak üzere haksız olarak feshedildiğini, sözleşme süresi içinde davacının 20 aracından 4'üne iş vermeyen ve başka firmalarla iş yapan davalının davacıya zarar verdiğini ileri sürerek, şimdilik 1.500.000 DM ve 20.000.000.000 TL maddi, 10.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tahsilini, davalı elinde bulunan teminat mektuplarının iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin başka firmalarla taşıma yapmasının sözleşmeye aykırı olmadığını, 16 araçtan başka araç tahsis etmeyen davacının kusurlu olup, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğini savunarak asıl davanın reddini, karşı davalının sözleşme gereği ödemesi gereken 910.000 DM cezai şarttan şimdilik 300.000 DM lik kısmının faiziyle birlikte davacı karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalı tarafın feshinden sonra taraflar arasında 2.3.1999 tarihli mutabakat metni imzalandığı, 2.3.1999 tarihli mutabakat yazısı ile sözleşmenin tasfiyesini gerçekleştirip sonrasında sözleşmenin 7 maddesine dayalı olarak karşılıklı cezai şart talep edilmesinin MK. nun 2 ve 4 maddeleri karşısında kabul edilemeyeceği, karşı davacının ise yargılama sırasında teminat mektuplarını nakde çevirerek fiilen cezai şart uyguladığı ve bu miktarı iadesi gerektiği sonucuna varılarak, asıl davada 80.000.000.000 TL teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsiline, davacının diğer maddi ve manevi tazminat talepleri ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı (karşı davalı) vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşıma sözleşmelerinin erken feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve sözleşme gereğince istenebilecek cezai şartın, 2.3.1999 tarihli mutabakat gereği taraflarca istenip istenmeyeceğinden kaynaklanmaktadır.
Davacı ile davalı arsındaki taşıma sözleşmenin 31.12.1998 tarihinde feshedildiği taraflar arasında çekişmesizdir. Davalı tarafından 2.3.1999 tarihinde gönderilen faksta 31.1.1999 tarihi itibariyle davacı cari hesabının 192 TRL alacak bakiyesi verdiği bildirilmiş, davacı da buna süresi içinde itiraz etmemiştir. Bu metindeki mutabakatın, taşıma sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin olduğunu, cezai şartın istenmediğine ilişkin bir mutabakatın sağlanmadığını anlamak gerekmektedir. Esasen davanın tarafları da gerek yargılama sırasında verdiği dilekçelerde, gerekse temyiz dilekçelerinde açıkça belirtmektedirler. Mahkemece, dava konusu taşıma sözleşmelerinin davalı tarafından feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığının açıkça tespiti ile davacı ve davalı iddia ve taleplerinin buna göre değerlendirilmesi gerekirken kusurlu olan taraf açıkça belirlenmeden, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 375.000.000 er lira duruşma vekillik ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy