(1086 S. K. m. 74, 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ergani Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.12.2002 tarih ve 2002/160-556 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2003 günde davacı avukatı Baki Demirhan ile davalı avukatı Hayri Tatlı gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, taraflar arasındaki kalker-kil istihraç, nakliye ve tahliye sözleşmesinin davalının 20.10.1997 tarihli bildirimi ile haksız feshedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin uğradığı zararın delil tespit işlemiyle belirlendiğini ileri sürerek, (36.200.000.000) TL.nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili işletmenin özelleştirilmesinden sonra yeniden yapılandırılmak amacıyla fabrikanın üretime ara verdiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini, zarar iddiasının dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına ve alınan ek bilirkişi raporuna dayanılarak, önceden hesaplanan tazminattan işin yapılmamasından dolayı akaryakıt ve amortisman gibi gerçekleşmeyen gider kalemlerinin toplamı olan (6.497.163.530) TL. nin indirilmesinden sonra istenebilecek tazminatın (35.272.532.297) TL. olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında belirtilen biçimde tazminattan indirilmesi gereken kalemler saptanmış değildir.
Davacı yüklenicinin 03.01.1997 tarihli sözleşme uyarınca sözleşmenin yürürlükte olduğu (9) ay (8) gün boyunca yapması gerekip de yaptırılmayan kalker ve kil çıkarma, yükleme ve taşıma-boşaltma işleri için isteyebileceği tazminattan iş yapılmadığı için doğmayan akaryakıt, amortisman ve personel harcamaları gibi kalemlerin hesaplandığı muhasebeci bilirkişinin ek raporuna yönelik olarak davalı vekilince verilen 12.12.2002 tarihli itiraz dilekçesinde kalker ve kil yataklarının farklı mesafelerde olduğu, bu ham maddelerin çıkarılması ve taşınması işlemlerinin ciddi maliyet farkları içerdiği, esasen sözleşmedeki birim fiyatlarının da bunu doğruladığı, temel alınan delil tespit raporundaki isçilik giderleri hesabının yapılan iş ile ilgili olduğu ve yapılamayan iş hakkında gerçek verilere dayalı olarak ayrıca hesaplanması gerektiği gibi ciddi itirazlar üzerinde durularak, sözleşme konusu iş ve işlemler konusunda uzmanlık ve deneyim sahibi bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan alınacak yeni bir raporla bu itirazların aşılması ve karşılanması gerekirken, çelişik saptama ve iş konularının nitelik farkları gözetilmeden, ortalama hesaplara dayalı uzman olmayan bilirkişice düzenlenen yetersiz rapor ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan, Dairemiz ilamının 3 nolu bendi uyarınca zarar kalemleri açıklattırılan davacı vekilince yapılamayan işten doğan müspet zararın (33.400.000.000) TL. olarak açıklandığı gözetilmeden ve bilirkişice de yapılan iş bedelinin önceden davalı tarafından ödendiği, bu kaleme ilişkin (2.800.000.000) TL. alacak iddiasının dayanaksız olduğunun bildirildiği gözden kaçırılması sonucu, istem aşılarak fazlaya hükmedilmesi HUMK.nun 74 ncü maddesine aykırı görülmüş, kararın bu bakımdan da bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy