(818 S. K. m. 201) (6762 S. K. m. 1292, 1299) (Yangın Sigortası Genel Şartları A.2)
Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 4.3.2003 tarih ve 2000/424-2003/86 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait evin davalıya Sağlıklı Konut Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, 12.1 1.1999 tarihinde meydana gelen depremde ev ve içindeki eşyaların hasarlandığını, rizikonun davalıya ihbar edildiği halde sigorta bedelinin ödenmediğini ileri sürerek., muafiyet haddi göz önünde bulundurularak şimdilik konut ve ev eşyaları için toplam 5.652.055.173 TL.nİn olay tarihi 12.11.1999' dan itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, binaya yapılacak güçlendirme masraflarının teminat dışı olduğunu, talep edilen miktarın fahiş bulunduğunu, poliçede bulunan muafiyet oranlarının uygulanması gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı, davalı sigorta şirketine Sağlıklı konut paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı evinde ve eşyalarında deprem nedeniyle oluşan hasar ile evin bulunduğu bloktaki zaruri olarak yapılması gereken güçlendirme bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketinin davacının evinin bulunduğu B blokta yapılacak güçlendirme masrafından sorumlu tutulup tutulmayacağı noktasındadır. Dosyada bulunan ekspertiz raporunda "Ortak Kullanım Hasar Tutarı" başlığında bina kiriş kolon taşıyıcı elemanlarının güçlendirilmesi, merdiven boşluğu duvarlarının ve dış cephe duvarlarının onarımı ve boyası için davacının dairesinin payına düşen miktar olarak 3.500.000.000 TL hesaplanmıştır. Bolu Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2000/149 D.iş dosyasında ise, dairenin bulunduğu B bloktaki güçlendirme giderinden davacı payına düşen miktarın 3.293.889.100 TL ve B blok'un onarımı için gerekli masraflardan davacının payına düşen miktarın 929.053.350 TL olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit raporu esas alınarak davacının istediği tazminat hesaplanmıştır. Davacı, Yangın Sigortası Genel Şartları A.2.1 maddesi ve Deprem Klozu hükümleri uyarınca evinin bulunduğu bloktaki deprem nedeniyle oluşan ve binanın eski haline getirilmesi için kriş ve kolonlarda oluşan zararı isteyebilir ise de, daha sonra oluşacak depremler için yapılacak iyileştirme giderini ve ortak kullanım alanında binanın onarımı için gerekli boya ve sıva masraflarını talep edemez. Bu itibarla mahkemece, davalının güçlendirme kalemi adı altında istediği giderlerin bu yönü ile değerlendirilmesi için uzman bilirkişi kurulundan rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, mahkemece temürrüt faizinin başlangıç tarihi, olay tarihi olarak belirlenmiştir. TTK.nun 1299/1 'inci maddesi hükmü uyarınca mal sigortalarında sigorta bedelini ödeme borcu rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun aynı yasanın 1292'nci maddesine göre doğduğu tarihte muaccel olur ve Borçlar Kanunu'nun 201/2'nci maddesi uyarınca ihbar olunan günün bitimi ile sigortacı temerrüde düşer.
Somut olayda davacı tarafından davalı Sigorta şirketinin ihbarına ilişkin belge ibraz edilmemiş ise de, davalı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksperin düzenlediği rapora göre hasarın 19.11.1999 tarihinde ihbar edilmiş olduğu anlaşılmış bulunmasına göre, temerrüt tarihinin bu tarihten başlatılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde olay tarihinden itibaren temerrüt faizi tatbiki doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy