(4721 S.K. m.883,884)
Dava: Taraflar arasında görülen davada M. Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.03.2003 tarih ve 2002/10-2003/177 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.03.2004 günde davalı banka avukatı M. gelip davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin aldığı kredi borcuna karşılık taşınmazları ipotek verdiğini, muaccel hale gelen kredi borçlarını ve ekonomik krizin doğurduğu müzayaka nedeniyle müvekkilinin diğer davalıdan olan senede bağlanmış ( 3.200.000 ) DM tutarındaki kira alacağını fahiş bir iskontoyla erken tahsil edip vadesi gelmemiş senetleri iade ettiğini, ödemenin müvekkili yerine ve adına bankaya yatırılmasının kararlaştırılmasına rağmen davalı bankaca ipoteğin fek edilmediğini ve ipoteğin diğer davalıya temlik edildiğini, bunun nedenini de kira borçlusu davalının bankaya yaptığı ödemenin kira borcuna mahsuben olduğunu gizlemesinden kaynaklandığını, ipoteğin ve alacağın temlikinin hukuki nedeninin ortadan kalktığını ileri sürerek, ipoteklerin fekkini ve temlik işleminin geçersizliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan D. Turistik Tesisleri A.Ş. vekili, işlemlerin davacının talebi üzerine taraflarca varılan üçlü mutabakata uygun olduğunu, buna göre müvekkilinin alacak ve ipoteğin temliki karşılığında davacının bankaya olan borçları ve ferilerinin müvekkiline ödenerek müvekkilinin kiracısı bulunduğu davacıya ait otel üzerindeki ipoteğin kira süresinin sonuna kadar müvekkiline temlik edildiğini, temlik konusu alacağın son bulmayacağı, ipoteğin fekki isteminin yersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıların davalı bankaya olan kredi borcu bakiyesinin davacı tarafın kiracısı olan diğer davalının kira borcuna mahsuben ödenmesi nedeniyle kredi güvencesi ipoteğin konusuz kaldığı iddiası ile davalı bankaca diğer davalıya temlik edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Davalılar arasında düzenlenen 19.06.2000 tarihli temlik sözleşmesiyle davacıların kredi borcunun kiracısı davalı D. Turistik Tesisleri A.Ş. tarafından ödenmesi karşılığında kredi borcu için davacılarca banka lehine 1. ve 2. sırada tesis edilen ipoteklerin anılan davalıya temliki kararlaştırılmıştır. Bu işlemle doğrudan bağlantılı olarak davacılar ile davalı kiracı arasında imzalanan tarihsiz tutanakla da, kredi borcunun kiracı tarafından ödenmesi nedeniyle davalı kiracı tarafından kira sözleşmesi yapılırken keşide edilerek kiralayanlara verilen senetlerden toplam ( 1.4109.000 ) DM bedelli ( 21 ) adedinin erken ödenen kira bedeline mahsuben kiracıya iade edildiği belirtilmiştir. Bu tutanağın geçerliliğine ve imzaların sıhhatine itiraz edilmemiş, esasen kiracının ödemesinin başka bir hukuki nedene dayandığı da ileri sürülmemiştir.
Bu durumda, bakiye kredi borcunun davalılardan D. Turistik Tesisleri A.Ş. tarafından davacı tarafa olan ileriye dönük kira borçlarına mahsuben ve iskontolu ödeme yerine geçmek üzere ( 939.6579 DM ve ( 11.932.543.000 ) TL. olarak ödenmiş olduğu kuşkusuzdur. Böyle bir ödeme, kredi borcunu ifa uğruna yapılmış bir ödeme olduğuna göre, kredi borcu için banka lehine tesis edilen ipoteğin davalı kiracıya temlikinin hukuki dayanağı yoktur. İpoteğin temliki ile kira ilişkisi sonuna kadar kiracılık sıfatının güvencesi olarak devam edeceği yönündeki yorum temelsizdir. O halde, banka kredi sözleşmesi sona erdiğine ve davalı kiracının yaptığı ödemenin davacılarla olan kira sözleşmesinden doğan edimin yerine getirilmesi anlamı taşıdığına göre, davanın reddi gerekirken yazılı gerekçelerle aksi sonuca varılması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy