(6762 S. K. m. 1278) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 10. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.5.2003 tarih ve 2001/835-2003/423 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirket nezdinde kasko sigortalı olduğu dönemde meydana gelen trafik kazası neticesinde hasarlanmasına rağmen, davalı tarafından kaza anında araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle ödeme yapılmasına yanaşılmaması nedeniyle girişilen icra takibine de davalının takibe vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın sigortalı araç sürücüsünün aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiğini, poliçe genel şartlarının A.5 maddesi uyarınca hasarın teminat dışı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, sigortalı araç sürücüsünün kaza anında 0,50 promilin üzerinde alkollü olduğu, olayın sürücünün alkollü olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı şirket vekili, kasko sigorta poliçesini yapmış oldukları aracın alkollü sürücü tarafından kullanılması sırasında meydana gelen hasarın teminat harici olduğunu savunmuştur.
Bir özel hukuk ilişkisi olan kasko sigorta sözleşmesinin sigorta teminatı dışı kalan halleri düzenleyen poliçe genel şartlarının A.5.5 maddesine göre taşıtın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararlar kasko sigortası teminatı dışında kaldığı kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre de, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün salt alkollü olması veya alınan alkolün az ya da çok olması yeterli bulunmayıp alkol alımı ile olay arasındaki illiyet bağının bu tür maddelerin sinir sistemini etkilemesi nedeniyle nöroloji uzmanı bir hekim ile trafik uzmanının bulunacağı bilirkişi kurulu aracılığı ile araştırılması gerekmektedir.
Mahkemece bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, alınan raporlar yukarıda açıklanan ilkelere uygun değildir. O halde mahkemece yukarıda anılan ilkeler doğrultusunda araştırma yapılarak sigortalı araç sürücüsünün alkol almış bulunması nedeniyle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin dolayısıyla dalı sigorta şirketinin poliçeye dayalı tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy