(1163 S. K. m. 15, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2002 tarih ve 2000/664 - 2001/1030 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi P. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi iken aidatlarını ödemediği gerekçesiyle üyelikten çıkarıldığını, ancak ödediği aidatların kendisine iade edilmediğini ileri sürerek, kooperatif lehine kazandırdığı katkı payı da dikkate alınarak 3.000.000.000.-TL. sının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyelikten çıkarıldığı tarihe kadar olan ödemesinden kooperatifin faiz alacağı ve protesto masrafı düşüldüğünde müvekkili kooperatifin 638.750.000.-TL borcunun kaldığı, davanın bu miktara yönelik kısmını kabul ettiklerini, üstünde kalan miktarın ise reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 1.775.000.000.-TL ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.775.000.000.-TL alacağın 20.05.2000 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften çıkarılan ortağın ödediği aidatların tahsili istemine ilişkindir.
Konuya ilişkin 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 17 nci maddesi, kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçıların kooperatif varlığı üzerinde hakları olup, olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğunun ana sözleşmede gösterileceğini, bu hakların yedek akçeler hariç olmak üzere ortağın ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanacağını düzenlemektedir. Davalı kooperatifin dosyada mevcut ana sözleşmesinin Ortaklığı Sona Erenlerle Hesaplaşma başlıklı 15 nci maddesi de yasaya paralel şekilde düzenlenmiş olup, ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren 1 ay içinde geri verileceği hükmünü taşımaktadır. Davalı kooperatif, davacının ödediği aidattan, üyelik süresince aidat borçlarından doğan faizlerin kesilerek kalan bakiyenin ödenmesi gerektiğini savunmuşsa da, üyelikten çıkarılan ortak hakkında aidat borcundan dolayı işlemiş faizlerin indirimi isteminde bulunulamaz. Bu nedenle davalı kooperatifin bu yöndeki savunması yasal değilse de, ayrılan ortak 1163 sayılı Kooperatifler Yasası'nın 17 nci maddesi uyarınca ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra payına düşen miktarı kooperatifin temerrüde düştüğü tarihten itibaren faiziyle birlikte isteyebilir. Buna göre, mahkemece bu yönde bir inceleme ve hesaplattırma yaptırılmaksızın davacının ödediği aidatların tamamına hükmedilmesi doğru görülmemiş olup, davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne karar verilerek, kararın bu nedenle davalı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy