(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.03.2003 tarih ve 2002/527 - 2003/178 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olup, ortaklığı ile ilgili yargılamanın halen devam ettiğini, hakkında alınan çıkarma kararı kesinleşmediği halde, kooperatifin 30.06.2002 tarihli genel kuruluna çağrılmadığını, bu durumun iptal nedeni olduğunu belirterek, anılan genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı hakkında alınan ihraç kararının dava konusu yapılması nedeniyle, davacının halen ortaklığının devam ettiğini, ancak, kendisine çağrının kasten yapılmadığına dair iddiasının doğru olmayıp, durumun tamamen bir hatadan kaynaklandığını, kaldı ki, davacının iptalini talep ettiği genel kurulda davacının aleyhine bir durumda yaratılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davacının ortaklıktan ihracına dair verilen kararın iptali istemiyle açılan dava sonucunda, alınan ihraç kararının iptaline karar verildiği ancak, henüz kesinleşmediği, bu nedenle davacının ortaklığının sürdüğünü, davacının toplantıya çağrıl-mamasının anılan genel kurulda alınan kararların iptalini gerektirdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacının kooperatif ortağı olmasına karşın, genel kurul toplantısına çağrılmamaları nedenine dayalı, genel kurul kararlarının istemine ilişkindir.
Davacı tarafından iptali istenilen ve mahkemece de bu istem kabul edilerek, 30.06.2002 tarihli genel kurul toplantısı ile bu toplantıda alınan kararların iptaline karar verilmiş ise de, 1163 sayılı Yasa'nın 53 ncü maddesi uyarınca, salt çağrıda usulsüzlük anılan genel kurulun sırf bu nedenle iptalini gerektirmeyip, çağrılmayan ortağa iptal davası açma hakkı tanımaktadır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53 ncü maddesi uyarınca, iptal davası açmaya hakkı olanların, iptalini talep ettikleri genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğunu ileri sürerek, söz konusu genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmeleri gerekip, davacı tarafından, sırf çağrıda usulsüzlük nedeniyle işbu dava açılmış olup, genel kurulda alınan kararların yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırılığı iddia edilip, ileri sürülmediğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı kooperatif yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy