(Uluslar Arası Hava Taşımalarına İlişkin Bazı Kuralların Birleştirilmesi Hakkında Sözleşme (Varşova Konvansiyonu) m. 22) (818 S. K. m. 49) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6 Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.3.2003 tarih ve 2000/1534-2003/257 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı havayolu şirketi ile 17.12.1999 tarihinde Ankara'dan Hannover Almanya'ya uçtuğunu, yine aynı şirketle Hannover'den Ankara'ya geri döndüğünü, geri dönüş sırasında bagajlarının uçaktan çıkmadığını, kaybedilen bagajlar içerisinde sony marka dijital bir video kamera, sony marka bir wolkmen, kişisel eşyaları ve elbiselerinin bulunduğunu, havayolu şirketinden zararının karşılanması yolundaki talebi kabul görmediği gibi kötü muameleye maruz kaldığını belirterek, asıl ve birleşen dava dilekçelerinde 5.000.000.000 TL maddi ve 3.000.000.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaybedilen bagaj ağırlığının 20 kg olduğunu ve davacıya 400 USD ödenmek istenmesine rağmen bu teklifin kabul görmediğini, kötü muamele iddiasının da doğru olmadığını, Varşova Konvansiyonu'nun La Haye protokolü ile değişik 22. maddesi uyarınca ödenecek tazminatın teklif edilen tazminat miktarını dahi bulmayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, Varşova Konvansiyonu'nun 22. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının 4.522.201.875 TL olacağı gerekçesiyle, bu miktar maddi ve 1.000.000.000 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacıya ait bagajın davalı taşıyıcının sorumluluk kesitinde iken kaybolmasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı taşıyıcının, sınırlı sorumluluğu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, Varşova Konvansiyonunun değişik 22.maddesi uyarınca belirlenen taşıyıcının sorumlu olduğu tutar her halükarda ödenecek bir meblağ olmayıp, taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırını göstermekte olup, davacının meydana gelen ziya nedeniyle zararının bu miktarın altında olması halinde taşıyıcı tarafından gerçek zarar tutarının ödenmesinin gerektiği tartışmasızdır. Bu durumda, mahkemece, davacıya ait bagajın gerçek değeri belirlenerek, Montreal Protokolü ile değişik Varşova Konvansiyonu'nun 22.maddesi uyarınca belirlenecek üst sorumluluk miktarının altında bir değer tespiti halinde bu miktara, aksi takdirde 22.maddede öngörülen sorumluluk tutarına hükmedilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur.
2-Öte yandan, davacı yararına hükmedilen manevi tazminatın BK'nun 49.maddesi uyarınca somut olayda koşullarının gerçekleşip, gerçekleşmediğinin karar yerinde tartışılıp, değerlendirilmemesi de yanlış olmuştur.
3-Bunların dışında, davada istem alacağın olay tarihinden itibaren reeskont oranında temerrüt faiziyle birlikte tahsiline yöneliktir.Gerek olay ve gerekse dava tarihi itibarıyla 3095 sayılı Yasa'da 4489 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikler yürürlükte olup, HUMK'nun 74.maddesine aykırı biçimde talep aşılmak suretiyle avans oranında temerrüt faizine hükmedilmiş olması da yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy