(1163 S. K. m. 53)
Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.04.2002 tarih ve 2000/246 - 2002/467 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 04.11.2003 günde davacı avukatı Hasan Sarıbay ile davalı S.S. Arkadaş Kooperatifi avukatı Akın Yakan gelip, diğer davalı vekili tebligata rağmen gelmediğinden temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 10 üyeli kooperatifin kiralarının çekilip ortakların 10 yıldan bu yana konutlarda oturduğunu, kooperatifin 1998 ve 1999 yıllarına ait genel kurul toplantılarında, davalı Nazif ile danışıklı olarak yaratılan borç gerekçe gösterilerek konutların satışının kararlaştırıldığını ileri sürerek, genel kurul kararlarının hükümsüzlüğüne ve muvazaa nedeniyle davalı Nazif'e satılan taşınmazın tapusunun iptali ve müvekkilinin adına tescilini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesinde öngörülen iptal davası açma koşullarının oluşmadığını kooperatifin borcu nedeniyle taşınmazların satışına genel kurulda karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Nazif vekili, müvekkilinin iyiniyetli alıcı olduğunu savunarak, red kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, genel kurul kararlarında usulsüzlük olmadığı gibi muvazaa'nın kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının ortağı olduğu kooperatifçe yaptırılan tüm konutların, muvazaalı borçlanma suretiyle satılmış olmasına dayalı genel kurul kararlarının hükümsüzlüğü nedeniyle iptali ve diğer davalı adına tescil edilen ve davacıya tahsis edilen konutun tapusunun iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, genel kurul kararlarında yasa ve ana sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, taşınmaz satışında da muvazaanın varlığının kanıtlanamadığı gerekçesiyle red kararı verilmiştir.
Kooperatife ait toplam 10 adet konut, yönetim kurulunun 24.12.1997 ve 30.01.1998 tarihli kararları ile borçlanılması ve anılan borçların tasfiyesi amacıyla da 16.07.1999 ve 02.02.2000 tarihli genel kurul kararları ile davalı Nazif'e satılmıştır. Davacının iddiası, kooperatifin muvazaalı olarak Nazif'e borçlandırıldığı, Nazif'in ekonomik durumu itibarıyla kooperatife belirlenen miktarda borç para vermesinin olanaksız olduğu yönündedir. Mahkemece, salt genel kurul kararlarının yasa ve ana sözleşmeye uygunluğundan hareketle sonuca gidilmiştir. Oysa davada çözümlenmesi gereken husus, kooperatifin borçları nedeniyle taşınmaz satışının genel kurul tarihleri itibariyle gerek olup olmadığı noktasındadır. Her ne kadar genel kurul kararları oybirliği ile alınmış ise de; kararın alınışı sırasında ortakların yanıltıldıkları iddiası, kooperatifin genel kurul tarihindeki mevcudu itibarıyla borçlanmaya gereksinim olup olmadığının inşaatın düzeyi, kooperatifin alacak ve borçları, oluşturularak uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla kayıt ve belgeler üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle belirlenip genel kurul kararlarının bu çerçevede değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir iken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, 375.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy