(1086 S. K. m. 1) (1163 S. K. m. 1, 99)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bor Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.03.2003 tarih ve 1999/189 - 2003/101 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatife ait su arkının düzenli temizlenmemesi nedeniyle, dolan arktan taşan suların müvekkiline ait pancar ekili tarlaya taşarak ürüne zarar verdiğini ileri sürerek, toplam 410.625.000.-TL. nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazın kooperatif sulama sahası içerisinde kaldığı, sulama kooperatifinin hizmetini layıkıyla yapmadığı iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davalarında idari yargının görevli olduğu, olay tarihinde kooperatif başkanı olan diğer davalı Mahmut S 'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davalı kooperatif açısından idari yargı görevli olduğundan görev yönünden hakkındaki davanın reddine, davalı Mahmut S hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı kooperatifin su arklarını temizlememesi nedeniyle davacıya ait ürünlerin zarar görmesi iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1 nci maddesi hükmüne göre kooperatifler, ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla, gerçek ve kamu tüzelkişileri ile özel idareler, belediyeler, köyler, cemiyetler ve dernekler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli teşekküller olup, özel hukuk tüzel kişileridir. Aynı Kanun'un 99 ncu maddesi hükmüne göre de, Kooperatifler Kanunu'ndan doğan hukuk davaları, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayılır ve bu davalarda basit muhakeme usulü uygulanır.
Dava konusu uyuşmazlık, özel hukuka tabi davalı kooperatif ile davacı arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanmakta olup, yukarıda yazılı yasa hükümleri karşısında açılan işbu davada Adli Yargı görevlidir. Mahkemece, işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile davalı kooperatif hakkında verilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy