(1086 S. K. m. 455)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.05.2002 gün ve 2000/1037-2002/284 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 17.06.2003 günde davacı avukatı Feyza Yüksel ile davalı T.M.S. avukatı Okan Özcar ve Sümerbank A.Ş. avukatı Gönül Demircan gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunarak incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesi yetkililerinin yönlendirmesiyle parasını sair bankanın off shore hesabına yatırdığını, bu yapılırken paranın devlet güvencesi altında olmadığının uyarılmadığını, vadenin dolduğu 2.2.2000 gününde hesabın ödenmediğini ileri sürerek, (4.300.000.000) TL. hesap bakiyesi ve (5.000.000.000) TL. manevi tazminatın kanuni faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, daha sonra Yurtbank'a izafeten bu bankanın devredildiği Sümerbank (Oyakbank) davaya dahil edilmiştir.
Davalı banka vekili, davanın reddini savunmuştur.
Tebligat yapılamayan sair davalı hakkındaki dava atiye terk edilmiştir.
Mahkemece, davacının özgür iradesiyle imzaladığı talimat yazısı ile davalı banka aracılığı ile ayrı tüzel kişiliğe sahip bulunan sair davalı off shore bankasında hesap açtırdığı, verilen hesap cüzdanına itiraz ileri sürmeden uygulamayı benimsediği, davalı bankaca herhangi bir taahhüt altına girilmediği, geçerli bir havale işlemi gerçekleştirildiğinden ve hesap konusu meblağın davalı banka kullanımında kaldığı kanıtlanamadığından bilirkişilerce varılan görüşün yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davalı banka bakımından davanın husumet sebebiyle reddine, sair davalıya yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve tavzih istemi reddedilen TMSF vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Üçüncü kişi sıfatı ile kararı temyiz eden Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), dava dilekçesinde asaleten veya izafeten hasım gösterilmemiş, herhangi bir yargılama işlemiyle davaya ithal edilmediği gibi, eylemli olarak da davada temsil edilmemiştir. Buna karşın, gerekçeli karar başlığında ilk sıradaki davalı Yurtbank'a izafeten davalı safında gösterilmesi maddi hata eseridir. Anılan bankanın yönetiminin dava açıldıktan sonra 26.1.2001 gününe kadar TMSF'ye bırakılmış olması da bu olguyu değiştirmez. Kaldı ki, anılan tarihte banka, Sümerbank (Oyakbank) ile birleştirilmiş ve yargılama boyunca da bünyesine alınan bankaca temsil edilmiştir. Bu durumda, yerinde olan tavzih isteminin kabulü ile TMSF'nin davalı mevkiinden çıkarılması gerekirken reddi isabetli görülmemiştir.
Sonuç: Yukarda 1 no.lu bentte yazılı sebeplerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, 2 no.lu bentte açıklanan sebeplerle TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile anılan kararın tavzih isteminin reddini ait 24.10.2002 günlü kararın BOZULMASINA, 275.000.000. TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 inci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak TMSF'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 TL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına mahal olmadığına, 19.06.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy