(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.02.2003 tarih ve 2002/816 - 200/54 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı rücuan tazminat davası sonucunda, mahkemece, davalı Feysel'in yetki itirazının kabulüne ve tüm davalılar açısından ortak yetkili mahkeme olan kaza yeri mahkemesinin yetkili olduğu, usul ekonomisi açısından diğer davalı için de yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Davada kazaya neden olan aracın işleteni ve onun zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yer almaktadır ve dava zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen davalı şirketin ikametgahı mahkemesinde açılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.12.2002 tarih ve 2002/11-115 - 1102 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak konusunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden birinde değil de yetkisiz bir mahkemede açar ise o zaman seçim hakkı davalılara geçer, Yargıtay'ın kararlılık gösteren uygulamasında da davada zorunlu mali sorumluluk sigortacısının bulunması halinde, sigorta rücu davasının bu davalının ikametgahında açılmasının mümkün olduğu kabul edilmektedir.
Olayda 2918 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesine uygun olarak zorunlu mali sorumluluk sigortacısının ikametgahı mahkemesinde dava açıldığına göre, davanın haksız eylemin meydana geldiği ortak yetkili yer mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin yerel mahkeme kararı isabetli görülmemiştir.
O halde dava yetkili mahkemede açılmış olup, davalı işletenin yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy