(6762 S. K. m. 644) (1086 S. K. m. 202)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Nazilli Asliye 1 Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.5.2002 tarih ve 2001/60-2002/256 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalının keşidecisi olduğu çekin ciro yoluyla meşru hamili olduğunu, süresinde yapılan ibraz sonucunda çekin karşılıksız olduğunun belirlendiğini, çekin tahsili amacıyla icra takibine girişilmiş ise de, çeklerin zamanaşımına uğradığını belirterek, TTK. nun 644. maddesi uyarınca çek bedeli 450.000.000 TL nin tanzim tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevabında davalının zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporun nazaran, çekin şekil şartlarında bir noksanlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 450.000.000 TL nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK'nun 644.maddesi uyarınca açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının zamanaşımı defi süresinde yapılmadığından bahisle 19.09.2001 günlü oturumda reddedilmiş ise de, davalının yasal esasa cevap süresi geçirildikten sonra da olsa cevap dilekçesinde yapmış bulunduğu zamanaşımı define davacı tarafından karşı çıkılmamış, onun tarafından savunmanın genişletildiği itirazında bulunulmamıştır. Bu durumda mahkemece, HUMK'nun 202/2.maddesi gözetilerek davalının zamanaşımı savunması üzerine durularak, olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak yazılı gerekçe ile zamanaşımı definin incelenmemiş olması hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy